BİLGİSAYAR AĞLARI - 2. Bölüm

2.3 Ağ Tipleri: Veri iletim ağları veri haberleşme parçaları ihtiva etmektedirler. Bu parçaların belli bir miktarı kaynakların paylaşımı için beraberce çalıştırılırsa bir ağ oluşturulmuş olur. Bu parçalar arasındaki bilgi alışverişi anahtarlar veya bir çeşit iletim trafiği ile ortam üzerinden sağlanmaktadır. Telefon ağları veri ağlarına oldukça benzerdir. Çünkü telefon ağının telefon kullanıcısına servis verdiği biçimde, veri ağı da veri haberleşme kullanıcısına (genelde bu bir bilgisayar kullanıcısı olmaktadır) servis vermektedir.
2.3.1 Anahtarlamalı ağlar ve yayın ağları Ağlar, yayın ağları ve anahtarlamalı ağlar biçiminde sınıflandırılabilir. Yayın ağları birden-çoğa (one-to-many) iletim karakteristiği gösterirler. Bu bir haberleşme cihazı, birden çok cihaza iletim yapmaktadır anlamına gelir. Bu özellik, bir istasyonun birçok alıcıya veri ilettiği radyo ve televizyon yayınlarında görülmektedir.
Yayın ağları yaygın olarak bulunabilen ağlardır çünkü makineler kapalı bir çevre içindedirler ve sınırlı sayıda ortam aracılığı ile işareti tüm istasyonlara göndermek göreceli olarak kolaydır. Ek olarak, yayın tekniği uydu iletiminde de oldukça gözdedir. Uydu istasyonu, trafiği (potansiyel olarak) binlerce alıcıya aktarabilir.
Yayın ağları ile karşılaştırırsak, anahtarlamalı bir ağ birden-çoğa ilişkisi ile iletim yapmak üzere tasarlanmamıştır. Her bir veri
paketi fiziksel cihaza (anahtar denir) yollanır ve anahtar veriyi nasıl ileri yollayacağına karar verir. Bu yaklaşım, anahtarlamalı
ağlar yayın topolojisini kullanamaz demek değildir (ki gerçekte kullanabilir). Ancak, anahtarlamalı bir ağda trafiği tüm taraflara
göndermek ne ekonomik olarak ne de teknik olarak mümkün olmaktadır.
2.3.2 LAN ve WAN’lar (yerel ve geniş alan ağları)
Şimdiye kadar WAN ve LAN’ları tanımlamak ve farklılıklarını göstermek göreceli olarak kolaydı. Bugün bu o kadar kolay
değildir çünkü ‘wide area’ ve ‘local area’ terimleri bir zamanlar taşıdıkları anlamları artık taşımıyorlar. Örneğin; 1980’lerde LAN,
bir bina ve bir kampüsteki birbirlerine olan uzaklıkları bir kaç yüz veya birkaç bin ayağı geçmeyen parçalardan oluşurdu. Bugün
LAN’lar kilometrelerce alan kaplayabiliyorlar.
Yine de, bu ağların belli karakteristikleri farklıdır. Bir WAN genelde üçüncü bir kurum tarafından oluşturulur. Örneğin, bir telefon
kurumu ve/veya bir servis sağlayıcı kaynakların sahibidir, kaynakları yönetir ve bu servisleri kullanıcılara satar. Karşılaştırırsak,
bir LAN genelde kurumun kendisine aittir (birinci elden sahiplidir). Kablolar ve parçalar kurum tarafından alınır ve ağ kurum
tarafından yönetilir.
Tablo-2-2 Yerel ve geniş alan ağları
LAN ve WAN’lar iletim kapasiteleri açısından da karşılaştırılabilirler. Birçok WAN kbit/sn mertebelerinde çalışır, ancak LAN’lar
Mbit/sn mertebelerinde çalışırlar.
Bu iki ağı ayıran bir özellikte de hata oranıdır (iletim hattının hataya sebep verme sıklığı). WAN’lar iletim ortamlarının kat etmek
zorunda olduğu geniş coğrafi alanlardan dolayı LAN’lardan daha çok hataya yatkındırlar. LAN’lar göreceli olarak selim
ortamlarda çalışırlar çünkü veri haberleşme parçaları nem, ısı ve elektriğin kontrol altında olduğu binalar içindedir.
2.4 Ağ Parçaları
Şekil 2-2’den de görülebileceği gibi veri haberleşme ağları, bir haberleşme ortamına ihtiyaç duyarlar. Örneğin telefon hattı,
kiralanmış bir hat veya bir LAN kanalı bu ortamı oluşturulabilir. Geriye kalan parçalar ise organizasyonun ihtiyacına göre değişir.
Mutlaka, bilgisayarlar veri haberleşme ağlarının bir parçasıdırlar çünkü ağın amacı bu makineler arasında veri taşımaktır. Birçok
ağ LAN’ları kullanırken aynı zamanda uzak mesafe haberleşme hatlarını da kullanmaktadır.
Bugün birçok organizasyon, ağlarına MUX (multiplexer)’lar eklemişlerdir. Bu makineler haberleşme hattını birden çok DTE’nin
paylaşmasını sağlar ve böylece, kullanılan hatların sayısını azaltarak büyük tasarruf sağlarlar. Şekil 2-2’de, iki terminal multiplexer
yardımı ile host’a giden bir haberleşme hattını paylaşıyorlar. Bu şekil basit bir illüstrasyondur. Bir multiplexer yüzlerce cihazı
birden destekleyebilir.
Birçok tesisatta sunucular (server’lar) da kurulmuştur. Sunucunun amacı, iş istasyonlarına fonksiyon desteği sağlamak veya iş
istasyonlarının gerçekleştirecek zekiliğe sahip olmadığı veri tabanı ve yazıcı servislerini sağlamaktır.
3. TCP/IP ve INTERNET
Veri haberleşme ağları kullanıcıların bilgisayar ve bilgi kaynaklarını ortaklaşa kullanabilmeleri için geliştirilmiştir.
Organizasyonlar bilgisayarı ticaretin her yönüne taşıdıkça, açıkça görüldü ki tek bir ağ çok kullanışlı olmasına rağmen, ticaret ve
katılımcıların bilgi ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalıyordu. Örneğin, bir ağın kullanıcısı sık sık başka bir ağa ait bilgisayar ve
veritabanı kaynaklarına ulaşmak ihtiyacında olabilir. Tüm kaynakları bir ağda birleştirmek, fahiş biçimde karışık ve pahalı bir
yöntemdir.
3.1 OSI Modeli
Intenational Organization for Standardization (ISO)’nun tanımlamış olduğu OSI modeli, bilgisayar ağı iletişimi için büyük
problemleri, küçük, daha kolay yönetilebilir parçalara bölerek işlevsel bir tanım verir. Model, ağ ile ilgili tartışmalara bir referans
oluşturmaktadır. Şekil 3-1’de OSI modeli görülmektedir.
OSI modeli yedi katmandan oluşur. Her katman için belirli sorumluluklar ve servisler tanımlanmıştır. Alıcı ya da göndericideki
katman karşısındaki katman ile iletişim kurar. Her katman komşu katmanlardan işlevsel olarak bağımsızdır. Örneğin, ağ
katmanındaki bir protokol gerçekleştirimi, diğer katmanların işleyişini değiştirmeden başka bir ağ katmanı gerçekleştirimi ile yer
değiştirebilir.
Şekil 3-1 OSI Referans Modeli
OSI modelinin katmanları aşağıdaki işlevleri yerine getirir: