ALAK SURESİ
Mekke’de inmiştir. 19 ayettir.
Esirgeyen, Bağışlayan Allah’ın Adıyla
1-Yaratan Rabbinin adıyla oku.
Müfessirlerin çoğunluğu, bu surenin Kur’an’ın ilk inen suresi olduğu görüşünedirler. Ve ilk inenler, surenin başından itibaren “Ma
lem ya’lem”ifadesine kadar olan, beş ayettir.
Bize Abdülvahid Melihi, Ahmed bin Abdullah en-Naimi’den, o, Muhammed Bin Yusuf’tan, o, Muhammed Bin ismail’den, o,
Yahya Bin Bükeyr’den, o, leys’den, o, Akil’den, o, ibn-i fiihab’dan, o, Urve Bin Zübeyr’den, o da, müminlerin annesi Hz.
Aişe’den şöyle rivayet etti:Hz. Peygamber (s.a.v) vahiy almaya ilk defa, sahici rüya ile başladı. Gördüğü her rüya, mutlaka sabah
aydınlığı gibi ortaya çıkıyordu. Sonra ona yalnızlık sevdirildi. Artık, Hira mağarasında yalnız kalıyor ve orada inzivaya
çekiliyordu. Bu ibadetler bazen eve dönmeden, gecelerce devam ederdi. Bu sebeple, yanına azık alırdı. Sonra da Hz. Hatice’nin
yanına dönerdi. Kendisine hakikat gelinceye kadar aynı şekilde hep azığını yanına aldı. O Hira Mağarasında iken Melek kendisine
gelerek;
“Oku” dedi. O:
“Ben yine “Ben okuyamıyorum” dedim. Melek beni tekrar yakaladı ve ikinci kez beni kavradı. Sonunda bana iyice zorluk verdi. O
zaman beni serbest bıraktı ve yine “oku” dedi. Ben aynı şekilde “Ben okumabilmem.” dedim. Melek beni yine üçüncü kez tutup
kavradı. Sonra da serbest bıraktı. Ve şöyle dedi:“Yaratan rabbinin adıyla oku.” O insanı bir kan pıhtısından yarattı. O Rabbin
sonsuz kerem sahibidir. Öyleki, o kalemle yazı, yazmayı öğretti. İnsana bilmediğini öğretti.”
Hz. Hatice anlatıyor:“Hz. peygamber (s.a.v.) kalbi çarparak eve döndü. Hüveylid kızı Hz. Hatice’nin yanına girdi.
“Beni örtün” dedi. Hz. Hatice ona:
“Hayır, buna gerek yok, Allah’a yemin ederim ki asla Allah, seni küçük düşürmez. Çünkü sen, yakınlarınla münasebet kuruyorsun.
Düşküne yardım ediyorsun. Yoksula kazandırıyorsun, Misafire ikram ediyorsun ve hak taraftarlarına yardım ediyorsun. Daha
sonra Hz. Hatice, onu alıp amcasının oğlu olan Varaka bin Nevfel bin Esed bin Abdül Uzzanın yanına götürdü. Cahiliye
döneminde Hıristiyan bir kişiydi. Arapça kitap yazıyordu. Bu arada Allah’ın izin verdiği kadar incili de Arapça yazıyordu. Yaşlı
bir adam idi ama olmuştu. Hz. Hatice, ona:
“Ey amcam oğlu, kardeşinin oğlunu dinle” dedi. Varaka Hz. Peygambere:
“Ey kardeşimin oğlu ne görüyorsun” dedi.