AYETLERİN TEFSİRİ
42. “O gün baldırlar açılır.” Burada dört mana vardır. 1. Ahiret gününün şiddetli durumu açığa çıkar demektir. Bunu Haseni
Basri dedi. 2. Ahiretin örtüsü açılır demektir. Bunu Rebiyg Bin Enes dedi. Raciz93 şöyle dedi. (Etin kemiğinden ayrıldığı gibi
onun kıpkırmızı örtüsü açıldı.) 3. Ahiretin sıkıntısı ve zorluğu açığa çıkar demektir. Bunu İbni Abbas dedi. ğair94 şöyle dedi. (Ben
sizdeki sıkıntıları kaldırdım ve şerlerde aşikare olarak ortaya çıktı. 4. Ahirete yönelip dünyadan gitmek demektir. Bunu Dahhak
dedi. Çünkü ahiret şiddetli günlerin başlangıcıdır. Raciz şöyle95 dedi. (ğiddetli olan ahiretin perdesi açıldı ve sizin harbiniz zorlu
oldu. Siz en iyisi bu işi ciddiye alın. Allah (c.c.) ın baldırının açılacağı şeklindeki rivayete gelince96 Allah (c.c.) cüzlenmekten,
açılmaktan ve kapanmaktan münezzehtir. Bunun manası ise Allah’ın emirleri ve azameti aşikar olacak demektir veya Allah’ın
nuru aşikar olacak demektir. O gün hususunda ise üç kavil vardır. 1. O gün yaşlılık ve yaşlılıktan dolayıda amelden aciz olma
günüdür. 2. Ölüme ve ölümün yaklaştığını anlama ve ona hazır olma günüdür. 3. O günden maksat kıyamet günüdür. “Secdeye
çağırılırlar ama buna güç getiremezler.” Ayette geçen “gün” lafzını kıyamet günü kabul edenlere göre bu secde ile olan emir teklif
vechi üzere, yani zorunlu olacak şekilde olan bir emirdir. Ama “gün” lafzını dünyadaki günlerden kabul edenlere göre bu secde
emrinin iki manası vardır. 1. Aynı şekilde bu emir mükellef kılan yani zorunlu kılan bir emirdir. 2. Onları acziyetlerinden dolayı
azarlamak ve onları pişman etmek için olan bir emirdir. İbni Bahr’ın görüşü şudur. Onların secdeye çağırılmaları güç
getirebildikleri zamanda idi ama onlar aciz kaldıktan sonra önceden terkettikleri şeyi telafi etmeye güç yetiremez oldular ve bu
ayette onları azarlamak için inmiş oldu. “Bu sözü yalanlayanları bana bırak”. Süddi dediki: Yani Kur’an’I yalanlayanları bana
bırak veya ahiret gününü yalanlayanları bana bırak demektir. “Biz onları kendilerinin bilmeyecekleri bir yönden derece derece
azaba yaklaştıracağız.” Burada 5 mana vardır. 1. Onları gaflet halinde yakalayacağız ve onlar bunu bilmeyecekler. Bunu Süddi
dedi. 2. Biz onlara kötü nimetler verip tevbe etmeyi unutturacağız. Bunu Hasan Basri dedi. 3. Biz onları derece derece ve yavaş
yavaş yakalayacağız. Bunu İbni Bahr dedi. 4. Biz onları azar azar ve derece derece azaba yaklaştıracağız ve o azap onlara
bilmedikleri bir anda kavuşacaktır. Çünkü onlar azabın geleceği vakti bilseler günah işlemezler ve emellerini yakinen bilirler. 5.
İbrahim bin Hammad’ın Hasanı Basri’den rivayet ettiği şu sözdür: Nice istidraç sahipleri varki kendilerine ihsan edilir. Nice
azgınlar varki kendileri sena edilir yani övülür. Nice gururlu kimseler varki bu işleri örtülür. İstidraç: merdivenleri basamak
basamak çıkmak gibi bir halden diğer bir hale geçmek demektir. Ve bundan dolayı bir yerden bir başka yere geçmeye derece
denmiştir.
AYETLERİN METNİ
48. Sen rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi gibi olma. Hani o içi gamla dolu olarak rabbine nida etmişti.
49. Rabbinin katından ona bir nimet erişmiş olmasaydı mutlaka o kınanmış olarak ıssız bir yere atılacaktır.
50. Rabbin onu seçtide salihlerden kıldı.
51. Doğrusu o inkar edenler zikri işittiklerinde az kalsın seni gözleriyle yiyeceklerdi. Ve o mutlaka bir delidir diyorlardı.
52. Halbuki o Kur’an alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.
AYETLERİN TEFSİRİ
48. “Sen rabbinin hükmüne sabret”. Burada iki mana vardır. 1. Rabbinin takdirine sabret demektir. 2. Rabbinin yardımı gelene
kadar sabret demektir. “ve balık sahibi gibi olma”. Katade dedi ki: Allah (c.c.) nebisini aziz kılıyor ve ona sabır ile emrediyor ve
balık sahibi olanın acele ettiği gibi acele etmemesini emrediyor. Bu balık sahibinden maksat Yunus Bin Meta’dır. Yani Yunus
peygamberdir. “Hani o içi gamla dolu olarak rabbine nida etmişti.” Nidadan maksat senden başka ilah yoktur ve seni tenzih
ederim. Zira ben zalimlerden oldum sözüdür. Ayetteki ( ) kavlinde 4 mana vardır. 1. Gamlı ve üzüntülü demektir. Bunu İbni
Abbas ve Mücahid dedi. 2. Kederli demektir. Bunu Ata ve Ebu Malik dedi. Gam ile keder arasındaki fark ise gam kalpte olandır,
keder ise nefiste olandır. 3. Hapsolunduğu halde nida ediyor demektir. Bu arapların şu kavlinden alınmıştır. Falanca adam gazabını
yuttu yani onu hapsetti. Bunu İbni Bahr dedi. 4. Üzüntüsü sebebiyle kendisine yardım edilen demektir. Nefsin yoluda budur. Yani
doğru olan budur. Bunu Müberrid dedi. “Rabbinin katından ona bir nimet erişmiş olmasaydı”. Bu nimet hususunda 4 mana vardır.
1. Nübüvvet demektir. Bunu Dahhak dedi. 2. Önceki ibadetleri olmasaydı demektir. Bunu İbni Cübeyr dedi. 3. “Senden başka ilah
yoktur ve seni tenzih ederim. Zira ben zalimlerden oldum” sözü olmasaydı demektir. Bunu İbni Zeyd dedi. 4. Allah’ın nimetinden
maksat Allah’ın onu balığın karnından çıkarmasıdır. “Issız bir yere atılacaktı.” Burada iki mana vardır. 1. Boşluk ve ıssız geniş bir
araziye atılacaktı. Bunu Süddi dedi. Katade dedi ki: Yemen’e atılacaktı. 2. Kıyamet günü mahşer meydanına atılacaktı. Bunu İbni
Ceriyr97 dedi. “Kınanmış olarak”. Burada iki mana vardır. 1. Levmedilmiş olarak demektir. 2. Günahkâr olarak demektir. Bunu
Bekir Bin Abdullah dedi. Bu ayetin manası ise “biz onu kınanmış olarak çağıracağız” demektir. “Doğrusu o inkar edenler az kalsın
seni gözleriyle yiyeceklerdi.” Burada altı mana vardır. 1. Az kalsın seni yere vuracaklardı. Bunu Kelbi dedi. 2. Sana düşmanca ve
öfkeyle bakıyorlardı. Bunu Katade dedi. 3. Seni az kalsın helak edeceklerdi. Bunu İbni Abbas dedi. Ve o bu ayeti bu manada
olarak okuyordu. 4. Senin hakkında kötü işleri infaz edeceklerdi. Bunu Mücahid dedi. 5. Sana şiddetli baktıklarından dolayı
neredeyse seni gözleriyle tutacaklardı. Bunu Süddi dedi. 6. Seni gözleriyle nazar98 edeceklerdi. Bunu Ferra dedi. Müşriklerin
şöyle dediği hikaye edildi. Biz senin cismin gibi cismin olanı görmedik ve ona böyle derken bakıp nazar etmek istiyorlardı. Ve
araplardan biri birinin nefsine veya malına zarar vermek istedikleri zaman üç defa aç kalıp sonra o adamın nefsine ve malına
taarruz ederek şöyle diyorlardı: Allah’a yemin olsun ki ben ondan daha kuvvetli, daha cesaretli ve daha zengin, daha güzel bir
adam görmedim. Böyle deyince o adamı nazar edip onu ve malını helak ediyorlardı. Allah (c.c.) ta bu ayeti kerimeyi indirdi. “Zikri
işittikleri zaman”. Burada iki mana vardır. 1. Muhammed (s.a.v.) I işittikleri zaman. 2. Kur’an’I işittikleri zaman. “Halbuki o
Kur’an alemler için öğütten başka bir şey değildir.” Burada iki mana vardır. 1. Alemler için bir şereftir. Nitekim Allah (c.c.) bir
ayette şöyle buyuruyor. (O Kur’an senin ve senin kavmin için bir şereftir.) Zuhruf Sûresi ayet 43. 2. O Kur’an cenneti müjdeleyen