139- Ey Muhammed yahudilere ve hristiyanlara
“Dediki: Allah hakkında”
Allah’ın dini hakkında
“bizimle tartışıyor musunuz?”
Onların tartışması şöyle olmuştur.
“Dediler ki: Bizim dinimiz ve kitabımız daha önce gelmiştir. Dolayısıyla peygambersin, sen de bizden olurdun.”
“Amellerimiz bizimdir.”
İyiliğimizin de kötülüğümüzün de karşılığnı göreceğiz. Siz de amelleriniz hakkında bizim gibisiniz.
“Biz ona gönülden bağlıyız.”
Onun birliğine iman ediyoz.
140- “Yoksa”
Tevrat ve İncil indirilmeden önce peygamberler
“Yahudi veya hristiyandılar mı diyorsunuz?” “Deki siz mi daha iyi biliyorsunuz, Allah mı?”
Allah şüphesizden ve herkesten daha iyi biliyor ve bütün peygamberlerin dinininde islam olduğunu haber veriyor.
“Onun katında Allah tarafından bildiği bir şehadeti gizleyenden daha zalim kim vardır.”
Bu onlar bir azardır. Çünkü Allah onlara İbrahimin neslinden Muhammed’i göndereceğini tevratta ve incilde haber verdi ve
onlardan bu bilgiyi gizlemeyip açıklayacaklarına dair kesin söz aldı. Bundan sonra kıblenin değiştirilmesi anlatıldı.
142- “İnsanlardan (beyinsizler) kendini bilmezler.”
Medine yahudileri ve Mekke müşrikleri
“Onları üzerinde bulundukları kıpleden çeviren nedir diyecekler.”
Bu sözlede peygamberi ve müminleri kastederler.
“Deki doğu ve batı Allah’ındır”
Hangi tarafı dilerse o tarafa yönelmemizi emreder.
“Dilediğini doğru yola”
doğru dine
“hidayet eder.”
Bu demektir ki ben Muhammed için bu kıbleye razı oldum. Bundan sonra da onun ümmetini övdü.
143- “İşte böyle”
Size doğru yola hidayet ettiğimiz
“sizi”
adil ve hayırlı