Tefsir - 16

ANKEBUT SÜRESİ
Mekki sürelerden olup 69 ayettir.120
Bismillahirrahmanirrahim.
1- “Elif Lam Mim”
2- “İnsanlar bırakılacaklarını mı sanıyorlar?”
Bu ayet müşriklerin verdiği eziyetlere sıkılan, ona sabretmeyen Rasulullah’ın ashabı hakkında nazil oldu.121 Yani onlar biz
sadece mü’minleriz deyip bununla mı iktifa ediyorlar. İmtihan edilmeyip imanlarının hakikati açığa çıkmadan bırakılacaklarını mı
sanıyorlar?
3- “Onlardan öncekileri de imtihan ettik”
Onları musibet ve belalarla denedik.
“Ta ki Allah doğru söyleyenlerin”
İman ettik diyenlerin bu sözlerinde doğru olup olmadıklarını bilip ortaya çıkarsın. Belalara sabredip etmediklerini denemek
için.
“Ve yalancıları da bilsin”
İman ettik diyenlerin bela anında dinden çıkıp küfre döndüklerini ortaya çıkarsın. Burada Allah için bilmenin anlamı,
gerçekleşip var olan bir ilimdir.
4- “Yoksa kötülükler işleyenler”
fiirk koşanlar
“Bizi geçebileceklerini mi sanıyorlar? Ne kötü hükmediyorlar”
Böyle bir zan ile kendilerine ne biçim kötü hüküm veriyorlar.
(120) Za nüshasından ziyade.
(121) Esbab ı Nuzul s. 393.
5- “Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa”
Tekrar dirilişten korkuyorsa
“Allah’ın süresi”

Sevap ve ceza ile ilgili vaadi
“Elbette gelecektir”
Gerçekleşecektir.
7- “İşlediklerini en güzel şekilde mükafatlandıracağız”
En güzel amelleriyle. Ki o da Allah’a itaattir.
8- “İnsana anne ve babasına iyilikle muamele etmesini tavsiye ettik”
Onlara ihsanda bulunmasını emrettik.
“Eğer çaba harcarlarsa”
Sana zor kullanırlarsa
“Bilgin olmayan bir şeyi bana şirk koşmana seni zorlarlarsa onlara itaat etme”
Bu ayet Sa’d b. Ebi Vakkas müslüman olunca nazil oldu.122 Annesi oğlunun müslüman olduğunu duyunca hiçbir şey yemeyip
içmeyeceğine, hiçbir evin altında gölgelenmeyeceğine Muhammed’i inkar edip daha önce üzerinde olduğu dine dönünceye kadar
böyle devam edeceğine yemin etti. Sa’d’a onu hoşnut edip ona ihsan etmesi fakat şirkte ona itaat etmemesi emredildi.
9- “Elbette onları salihlerin arasına katacağız”
Onların safına ve zümresine katacağız. Yani onlarla birlikte haşredeceğiz.
10- “İnsanların işkencesini”
Onların verdiği azap ve ezayı
“Allah’ın azabı gibi tutarlar”
Allah’ın azabından sıkıldığı gibi müşriklerin azabından da sıkılır ve Allah için onların bu eziyetlerine sabredip katlanmaz.
(122) Bu Katade'nin görüşüdür. İbni Cerir: 20/131; Müellifin Esbab'ı Nuzulu s. 395; Müslim sahihinde Sa'd'tan rivayetle
nakleder: 7/125.
“Eğer gelirse”
Mü’minlere
“Allah’tan bir zafer ve yardım gelirse derler ki:”
Eziyet edildiklerinde geri dönen bu kimseler
“Biz de sizinle beraberdik”
Bunda da yalancıdırlar. Allah şöyle buyurdu:
“Allah alemlerin sinelerinde olanı bilen değil midir?”
Yani Allah mü’minin imanını kafirin de küfrünü bilmektedir.
11- “Allah elbette iman edenleri de münafıkları da bilmektedir”
Bu, Allah’ın mü'minin imanını münafığın da nifakını bildiğini haber vermektedir.
12- “İnkar edenler dediler ki”
Mekke ehlinden olanlar
“İman edenlere, bizim yolumuza tabi olun”
Dinimizde takip ettiğimiz bu yola
“Biz hatalarınızı taşıyalım”
Eğer bu yolumuzda bir günah varsa onu biz taşırız. Allah şöyle buyurdu:
“Onlar onların hatalarından hiçbir şey taşıyacak değillerdir”
Onlardan azap hafifletilmez.
“Ve onlar yalan söylemektedirler”
Bu sözlerinde yalancıdırlar. Çünkü kıyamette onların hatalarını taşımazlar. Sonra Allah onların sadece kendi hatalarını
taşıyacaklarını haber vermektedir. Ardından saptırdıkları kimselerin hatalarını da onları saptırdıklarından dolayı kendi hataları ile
beraber taşıyacaklarını haber veriyor. Çünkü kim bir sapıklığa davet eder ve tabi olunursa ona saptırdıklarının günahı kadar günah
yüklenilir. Sonra Allah Teala bu söylediklerinden dolayı onları azarlamaktadır.
“Kıyamet günü iftira ettiklerinden sorguya çekileceklerdir”
Azarlayıcı bir usluptur bu.
17- “Yalanlar uydurarak”
Putlar Allah’ın ortaklarıdır demekle yalan söylüyorsunuz.
19- “Görmediler mi? Allah yaratmaya nasıl başlıyor sonrada onu tekrar iade eder”
Daha önce yarattığı gibi. Burada görmediler mi? Allah nasıl iade ediyor? diyemeyiz. Çünkü tekrar iadeyi görmediler.
20- “De ki: yeryüzünde yürüyünüz ve bakınız yaratmaya nasıl başlamış?”
Geçmiş ümmetleri düşününüz. Allah nasıl onları yaratmaya güç yetirmiş.
“Sonra Allah bir daha yaratır”
Onları ikinci kez diriltmekle tekrar yaratmış olur.
22- “Ne yerde ne de gökte”
Orada bulunsanız bile
“Onu aciz bırakamazsınız”
Söz sonra İbrahim (a.s.)’ın kıssasına dönüyor.
24- “Kavminin cevabı”