ZARİYAT SÜRESİ
Mekki sürelerden olup ihtilafsız olarak 60 ayettir263
Bismillahirrahmanirrahim.
1- "Savurup kaldıranlara"
Tozu dumana katan rüzgarlara
2- "Ağır yük taşıyanlara"
Yağmur taşıyan bulutlara
3- "Kolaylıkla akıp gidenlere"
Kolaylıkla denizde yüzüp akan gemilere
4- "İşleri taksim edenlere andolsun ki"
Bolluk, kıtlık, yağmur, ölüm gibi olayları değişik şekillerde getiren meleklere
5- "Vaad edildiğiniz şey"
İyi kötü, sevap ve ceza gibi şeyler
"Elbette doğrudur"
Allah vaadinin doğruluğu üzerine bu şeylere yemin etmektedir.
6- "Ve ceza"
Amellerin karşılığı
"Mutlaka olacaktır"
Gerçekleşecektir.
7- "Yolları bulunan göğe andolsun ki"
Güzel yaratılmıştır.
8- "Siz"
Ey Mekke ehli
"çelişkili söz içindesiniz" Peygamberin durumu hakkında
(263) Za nüshasından ziyade.
9- "Çevrilen"
Hayırdan
"Ondan çevriliyor"
Ona inanmaktan
10- "Yalancılar kahrolsun"
Yalancılara lanet olsun. Yani taksimat yapanlara
11- "Onlar gaflet içinde yanılıyorlar"
Eğleniyorlar
12- "Din gününün ne zaman olduğunu soruyorlar"
Amellerin karşılığının bulunacağı günle alay ederek soruyorlar.
13- "O gün onlar ateş üzerinde yakılacaklardır"
O ceza günü ateşe düşüp azapedilecekler ve yakılacaklardır. Cehennem bekçileri onlara der ki:
14- "Azabınızı tadınız. Acele gelmesini istediğiniz şey işte budur"
Dünyada iken.
15- "Muttakiler cennetlerde ve pınar başlarındadırlar"
16- "Rablerinin kendilerine verdiklerini almaktadırlar"
Sevap ve ikramı
"Çünkü onlar bundan önce"
Cennete girmeden önce
"Güzel davrananlardandı"
17-"Geceleri çok az uyurlardı"
Gece az yatarlardı.
19-"Mallarında dilenci ve yoksullar için hak vardı"
Yoksul, Kazanmayan ama insanlardan da istemeyen kimsedir.
20- "Yeryüzünde ayetler vardır"
Allah'ın kudretine ve birliğine delalet eden ayetler
"Kesin inanacaklar için"
21- "Ve nefislerinizde de"
İnsan oğlunun yaratılışında ve yapısında çok acaiplikler vardır.
"Görmüyormusunuz"
Bunu
22- "Gökte rızkınız da vardır"
Rızık ve bitkilerin yerden çıkma sebebi olan yağmur ve kar vardır.
"Ve vaad edildiğiniz şey de vardır"
Kelimenin başında ki 'Ma' edatı mübtedadır. Haberi ise mahzuftur. Takdiri, vaadedildiğiniz diriliş, sevap ve ceza haktır. Bu
mahzuf habere delalet eden sonraki ayettir.
23- "Yer ve göğün rabbine andolsun ki o, sizin konuştuğunuz gibi gerçektir"
Konuştuğunuz gibi. Yani o delil ile sabittir. Nasıl ki konuştuğunuzda sözünüz sizce bilinmekte ve bu sizin için bir zaruretse
aynı şekilde o da bir gerçektir. "misl" kelimesi "Hak" kelimesinin sıfatı olduğundan merfudur.264 Nasp olarak okuyanlar da vardır.
Bu durumda mana: O, Sizin konuştuğunuz gibi gerçekten haktır
24- "İbrahim'in ağırlanan konuklarının haberi sana geldi mi?"
Onlara kendisi hizmet etmişti.
25- "Yanına girdiklerinde: Selam demişlerdi"
Selam vermişlerdi.
"O da: Selam"
Sizin üzerinize de
"Yabancı bir topluluk dedi"
Yani siz tanımadığımız kimselerdensiniz.
26- "Ailesine gitti"
Gizlice onların yanına gitti.
(264) Bu şekil okuyanlar: Ebubekir ibn Ayyaş, Hamza, el-Kisai ve Halef'tir. Diğerleri Nasp ile okurlar.El-İthaf s. 399
27- "Onlardan içine bir korku girdi"
Onlardan içine korku düştü.
29- "Karısı çığlıklar kopararak geldi"
fiiddetli bir sesle bağırmaya başladı.
"Yüzüne vurarak: Kısır ve yaşlı bir kadınım"
Nasıl doğurabilirim.
30- "Dediler ki: İşte böyle"
Sana haber verdiğimiz gibi
"Rabbin buyurdu"