Tefsir - 3

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
5- MAİDE SURESİ
Mehami demiştir ki:
“Bu isimle anılması (Maide)’nin sure içindeki ilginç öyküsündendir. Buna inanana büyük bir lütuf, bir çok ayeti içermesi ve
inkar edene şiddet ve sıkıntıyı içermesindendir. Bu sure dini yükümlülüklerin kabülünde en büyük davet, imanı birleşmede, sevgi
anlaşmasını ifade eden ve Allah ile kulları arasında bulunan ilişkidir.
ğihab Hafaci demiştir ki: “Bu gün, sizin için dininizi kemale erdirdim…” Sonuna kadar. Ayeti hariç, bu sure Medenidir ve
120 ayettir. Adı geçen ayet Mekke’de nazil olmuştur.
Ben derim ki (Hafaci)’nin sözünde itiraza mahal iki yön vardır.
1- Bu konu, Mekke’de nazil olan ayetlere Mekki- isterse hicretten sonra olsun-, Medine’de nazil olanlara da Medeni
denmesindendir. Bu kavram bir kısım Selef’e aittir. En meşhur olanı ise el-İtkam’da geçtiği gibidir. “Mekki olanlar hicretten önce
nazil olan, Medeni olanlar ise sonra inenlerdir. Bu iniş, ister Mekke Fethinde, Medine’de, Veda Haccı senesinde veya herhangi bir
seferde olsun farketmez.
2- Diğer ayetler bu şekilde bir değerlendirmeye tabi tutulmuşlarsa oldukları gibi kalmışlardır. Suyuti, İtkan’da demiştir ki:
“İkinci grup ayetlerde seferi ve hadariliğin bilinmesi ile ilgili malumat vardır.
Seferiye Misaller:
Bunlardan: Maide suresinin başlangıcıdır. Beyhaki’nin imanın şubeleri konusunda Esma binti Yezid’den yaptığı rivayette:
Esma “Mina’da indi” demiştir. Beyhaki’nin ed-Delail’den tahricinde, Ümmü Amr’dan o amcasından yaptığı rivayetine göre; Bu
sure, kendisinin de katıldığı bir seferde inmiştir. Ebu Ubeyd Muhammed bin K’ab’dan rivayet ederek dedi ki: “Maide Suresi,
Veda Haccında, Mekke ile Medine arasında nazil olmuştur.
Bunlardan: “Bu gün sizin için dininizi kemale erdirdim.”1 Ayeti (bunlardandır). Sahih senetle Ömer’den rivayet edilmiştir
ki: Bu sure Veda Haccında cuma günü arefe akşamı nazil oldu. Bu rivayetin bir çok senedi vardır. Fakat İbni Merduye, Ebi Said
el-Hudri’den rivayetine göre:”Bu sure Gadir-ı Hum gününde nazil olmuştur.” Bu rivayetin bir benzeri de Ebu Hureyre’den
gelmiştir. O rivayette, Zilhiccenin 18’inde nazil olduğu bildirilmiştir. Veda Haccı dönüşünde…. İkisi de sahih değildir.
Bunlardan: Maide Suresindeki teyemmüm ayetidir. Aişe’den gelen sahih2 bir rivayete göre bu sure, kendileri Medine’ye
giriyorken Beyda’da nazil olmuştur.
(1) Maide 5/3: Ayetin metni: “Leş, kan, domuz eti, Allah’dan başkasının adına kesilen; boğulmuş, vurulmuş, yüksekten
düşmüş, boynuzlanmış, canavar parçalamış olup da canlı iken kesmedikleriniz; dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış
hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet (şans) aramanız size haram kılındı. Bunların tamamı doğru yoldan sapmaktır. Bu gün
kafirler, dininize karşı ümitsizliğe düşmüşlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bu gün dininizi kemale erdirdim,
size nimetimi tamamladım. Size din olarak İslamı beğendim. Kim açlıktan, günaha istekle yönelmeden bunlardan yemek
zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir.”
(2) Buhari Teyemmüm: 2, Bize Abdullah bin Yusuf rivayet etti: 1, No: 230.
Tam Metni: Peygamber (s.a.v.)’in hanımı Aişe’den: “Biz Rasullullah’la beraber, seferlerinin birinde iken, Beyda’da veya Zatül
Ceyş’te iken gerdanlığım koptu. Rasullullah (s.a.v.), onu aramak için kaldı. Bir su başında değillerdi, üstelik beraberlerinde su da
yoktu. Halk Ebu Bekir’e uğrayıp:
“Aişe’nin yaptığını gördün mü? Hem Rasullullah’ı, hem de herkesi burada oyaladı. Bir su başında değiller, beraberlerinde su da
yok” demişler. Rasullullah, başını dizlerimin üzerine koymuş, uyurken Ebu bekir (r.a.) çıkageldi.
“Sen Rasulullah (s.a.v.)’ı da halkı da burada hapsettin. Bir su başında değiller, beraberlerinde su da yok’ diyerek, babam beni
azarladı ve Allah’ın dileğince başka şeyler de söyledi. Öfkesini yenemeyip eliyle böğrüme dürterek canımı yaktı. Rasulullah başı
dizlerimin üzerinde olduğu için kımıldamamaya çalıştım. Rasulullah (s.a.v.) sabaha kadar susuz uyudu. Sabah olunca Allah Teala
teyemmüm ayetini inzal buyurdu.
Useyd bin Hudayr: “Ey Ebu Bekir Ailesi! Bu sizin ilk bereketiniz değildir” dedi. Aişe:
“Bindiğimiz deveyi dürtüp kaldırdık. Kaybolan kolye altından çıktı” dedi.
Bunlardan:
“Ey iman edenler Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) yeltenmişti de...”3
ayeti Batn-ı Nahl’da nazil olmuştur.
Yine bunlardan: “Allah seni insanlardan (şerrinden) koruyacaktır”4 ayetidir. Bu ayet Zat’ı Rika’da nazil olmuştur.
Gelecek bölümlerde bu rivayetten genişçe anlatılacaktır. İnşaallah. İbni Kesir demiştir ki:
“İmam Ahmed5, Yezid’in kızı Esma’nın şöyle dediğini rivayet etti. “Maide Suresinin bütünü nazil olduğunda ben,
Rasulullah’ın (s.a.v.) Adba isimli dişi devesinin yularını tutmuştum. Vahyin ağırlığından devenin ayakları birbirine çarpıyordu.”
Yine Ahmet İbn Hanbel6 Abdullah bin Amr’dan rivayet etti. O:
“Maide suresi, Rasulullah bineğinin üzerinde iken indi. Deve, taşıyamaz hale gelince üzerinden indi.” dedi. Bu rivayette
Ahmed bin Hanbel yanlız kalmıştır. Hakim, Cübeyr bin Nefir’den:
“Hacettiğim esnada Aişe’nin yanına girdim ve bana:
“Ey Cübeyr!.. Maide suresini okudun mu? dedi. Ben:
“Evet” dedim. O:
“Fakat o son inen suredir. O surede helalden ne varsa onu yaşayın. Haramdan ne varsa onu haram sayıp sakının.” dedi. Sonra:
“Müslim ve Buhari’nin şartları ile sahihtir. Fakat onlar rivayet etmediler” dedi.