İÇİNDEKİLER
1) Dünya’nın 1 milyar yıllık ömrü kaldı
2) Zekáyı geliştiren ne oldu?
3) Hiperaktif çocuklar tartışması büyüyor
4) Sıcaklık artışı durdurulamıyor
5) Video oyunları dikkati geliştiriyor
6) Bilgisayarı yöneten fareler nasıl çalışıyor?
7) Uzaydan büyüleyen görüntüler
8) Bu satırları okurken gözleriniz sulanıyor mu?
9) Melez motorlu araçlar yakında yollarda
10) Eşimizi koklayarak seçeceğiz
11) İnsan klonlamada büyük ilerleme
Araştırma Dünyasından
1) Dünya’nın 1 milyar yıllık ömrü kaldı
İnsanlığın geleceğiyle ilgili olarak şimdilik çok net öngörüler yok, ama Dünya'da bir gün yaşamın sona ereceği biliniyor. İki Amerikalı araştırmacı Dünya’da yaşamın sona erme sürecinin bir modelini hazırladılar: Gezegenimize hayat veren Güneş aynı zamanda bu yok oluşun da temel nedeni olacak. Yeni senaryoya göre Dünya’nın 1 milyar yıl ömrü kaldı.
Pennsylvania Üniversitesi’nde görevli toprak bilimleri uzmanı James Kasting ile jeokimyager Ken Caldeira adlı Amerikalı iki bilim adamı uzun vadede Dünya’da yaşanacak değişimlerle ilgili basit bir evrim modeli oluşturdular.
Güneş’in evrimi, uzun vadede atmosferdeki karbon döngüsü, halihazırdaki yaşam koşulları için gerekli fiziksel Ğ kimyasal koşulların temel alındığı model, bu süreçte ortaya çıkabilecek olaylar hakkında bir fikir veriyor.
Bu modelin kalbinde tabii ki Güneşimiz var. Güneş’in evrimi aynı zamanda Dünya’nın geleceğini de belirleyecek. Güneş’in merkezindeki hidrojenin helyuma dönüşmesine paralel olarak, Güneş’in merkezi gittikçe daha yoğun ve daha sıcak hale gelirken, parlaklığı da her milyon yılda bir, yüzde bir oranında artacak. Milyarlarca yıldan beri süregelen parlaklıktaki bu artış aynı zamanda yaşamın geleceğini de belirleyecek.
Sonun başlangıcı
Ancak biyolojik türleri tehdit eden unsur da başlangıçta sıcaklık olmayacak. 400 milyon yıl içinde Güneş’in parlaklığı yüzde 5 oranında artarken, günümüzde ortalama 15 derece olan yeryüzü sıcaklığı ancak 20 dereceye yükselebilecek.
Dünya’nın çok yavaş ısınmasının nedeni ise, Güneş’in parlaklığının artmasının karbondioksit oranını (CO2) azaltması, dolayısıyla sera etkisinin gerilemesi olacak. Böylece bir tür feed back mekanizmasıyla doğrudan gelen Güneş ışınları artarken, atmosferdeki CO2’nin Dünya’ya yansıttığı ışımanın azalması dolayısıyla sıcaklık da çok az yükselecek.
CO2 azalması
Bitkilerin varlıklarını sürdürmesini sağlayan fotosentezin temel kaynağı olan CO2’nin azalması ise biyolojik yaşamı tehdit edici bir unsur olarak görülüyor. İşte Dünya üzerindeki canlı varlıkların yok olmasına da ısınma değil karbon gazının azalması yol açacak.
Tarihin garip bir cilvesi olarak, günümüzde ise havadaki CO2 oranının aşırı derecede arttığı bunun da sera etkisi yaratarak iklimin ısınmasına neden olduğu belirtiliyor.
Milyonlarca yıl sonra ise, karbondioksitin rolü aynı derecede yaşamsal, ancak bu kez ters yönde önemli olacak. Tehlike bu defa Güneş’ten gelecek.
Kasting ve Caldeira’nın modeline göre, 500 milyon yıl içinde atmosferdeki CO2 oranı 150 ppm’ye gerileyecek; günümüzde ise bu oran 370 ppm düzeyinde. 150 ppm ise, bitkilerin büyük bir bölümünün fotosentezlerini gerçekleştiremediği eşik olarak biliniyor.
Amerikalı bilim adamlarının modeli doğrultusunda,
* 1 milyar yıl içinde sıcaklık çok daha fazla yükselecek; su buharının yol açtığı sera etkisi artarken, 1.4 milyar yıl içinde sıcaklık 50 dereceyi aşacak.
* 2.5 milyar yıl içinde de atmosferde hiç su buharı kalmazken volkanlar karbondioksit yaymaya devam edecek. Yakıcı bir sera etkisinin içinde hapsolan ölü Dünya da böylece kardeşi Venüs gezegenine benzeyecek.
Acı son
Sonuç olarak, Kasting ve Caldeira’nın modeli doğruysa, yaklaşık 3.5 milyar yıl önce Dünya üzerinde ortaya çıkan yaşam, yaklaşık 1 milyar yıl içinde yok olacak.
Dünya’nın çok yavaş ısınmasının nedeni ise, Güneş’in parlaklığının artmasının karbondioksit oranını (CO2) azaltması, dolayısıyla sera etkisinin gerilemesi olacak. Böylece bir tür feed back mekanizmasıyla doğrudan gelen Güneş ışınları artarken, atmosferdeki CO2’nin Dünya’ya yansıttığı ışımanın azalması dolayısıyla sıcaklık da çok az yükselecek.
CO2 azalması
Bitkilerin varlıklarını sürdürmesini sağlayan fotosentezin temel kaynağı olan CO2’nin azalması ise biyolojik yaşamı tehdit edici bir unsur olarak görülüyor. İşte Dünya üzerindeki canlı varlıkların yok olmasına da ısınma değil karbon gazının azalması yol açacak.
Tarihin garip bir cilvesi olarak, günümüzde ise havadaki CO2 oranının aşırı derecede arttığı bunun da sera etkisi yaratarak iklimin ısınmasına neden olduğu belirtiliyor.
Milyonlarca yıl sonra ise, karbondioksitin rolü aynı derecede yaşamsal, ancak bu kez ters yönde önemli olacak. Tehlike bu defa Güneş’ten gelecek.
Kasting ve Caldeira’nın modeline göre, 500 milyon yıl içinde atmosferdeki CO2 oranı 150 ppm’ye gerileyecek; günümüzde ise bu oran 370 ppm düzeyinde. 150 ppm ise, bitkilerin büyük bir bölümünün fotosentezlerini gerçekleştiremediği eşik olarak biliniyor.
Amerikalı bilim adamlarının modeli doğrultusunda,
* 1 milyar yıl içinde sıcaklık çok daha fazla yükselecek; su buharının yol açtığı sera etkisi artarken, 1.4 milyar yıl içinde sıcaklık 50 dereceyi aşacak.
* 2.5 milyar yıl içinde de atmosferde hiç su buharı kalmazken volkanlar karbondioksit yaymaya devam edecek. Yakıcı bir sera etkisinin içinde hapsolan ölü Dünya da böylece kardeşi Venüs gezegenine benzeyecek.
Acı son
Sonuç olarak, Kasting ve Caldeira’nın modeli doğruysa, yaklaşık 3.5 milyar yıl önce Dünya üzerinde ortaya çıkan yaşam, yaklaşık 1 milyar yıl içinde yok olacak.
İşte gelecek milyonlarca yıl içinde gezegenimizi bekleyen değişimler
* Kıtalar açılıp kapanacak; dağlar yükselirken bazıları yok olacak.
* Okyanuslar yükselirken, başka yerlerde denizler küçülecek, volkanlar patlayacak.
* Bazı hayvan ve bitki türlerinin soyu tükenirken, bazıları evrim geçirip varlığını sürdürecek.
* Bu süreçte iklim de değişip toprak buz, orman ya da çöllerle kaplanacak.
* Tüm bu kargaşada insan soyunun nasıl ve ne zaman yok olacağı şimdilik tam olarak açıklanamasa da diğer canlı türleri insanoğluna göre biraz daha fazla uzun yaşama şansına sahip olabilecek.
+ 400 milyon yıl
Bu tarihte Dünya günümüzdekine göre yüzde 5 oranında daha kuvvetli bir Güneş ışımasıyla karşı karşıya kalacak. Ortalama sıcaklık da 20 dereceye ulaşacak. Ancak atmosferdeki CO2 oranı o derece azalacak ki bitki ve hayvanların büyük bir bölümü yok olurken geriye kalanlar da yeni duruma adapte olmak için evrim geçirecek.
+ 800 milyon yıl
Dünya üzerinde Güneş’in parlaklığı yüzde 8 oranında artmış olacak. CO2 oranı o derece azalacak ki sadece bazı bitki türleri ve ender görülen hayvanlar yaşayabilecek. Ancak yine de sıcaklık 25 derece gibi makul bir düzeyde seyredecek.
+ 1.6 milyar yıl
Bu tarihte Dünya üzerinde hiçbir yaşam izi kalmayacak. Sıcaklık 100 dereceyi aşacağı için nehirler ve okyanuslar buharlaşacak. Güneş ışınlarının etkisi sonucu atmosferdeki su buharı birkaç yüz milyon yıllık süreçte yok olurken, uzaydaki hidrojen de ortadan kalkacak.
2) Zekáyı geliştiren ne oldu?
İki önemli teori, zekánın gelişmesini anlatmakta yetersiz sayılıyor. Bilim, burada çok sayıda etkenin rol oynadığı kanısında.
Araştırmalara göre, sosyal yaşam, zekamızın şekillenmesinde önemli bir rol üstlendi. Ayrıca yiyecek bulmak gibi günlük sorunlar, atalarımızın zeká gelişiminde etkili oldu. Peki zekanın gelişmesinde bir veya iki esas nokta aramak doğru mu? Cambridge Üniversitesi’nde evrim biyoloğu olan Simon Reader, beyinlerin büyümesinde yalnızca bir arada yaşamanın değil, bir dizi unsurun daha etkili olduğunu iddia ediyor.