Biz mi virüslerin virüsler mi bizim bir parçamız:Yeryüzünde pek az varlık virüsler denli itici ve ürkütücü olsa gerek. Latince "zehirli sülük" anlamına gelen bir sözcükten türetilen "virüs" sözcüşünün kendisi bile, onları ne denli ağaşılık varlıklar olarak gördüşümüzün çıplak bir kanıtıdır. Proteinle kaplı DNA ya da RNA içeren gevşek ve minik moleküllerden oluşan, canlılar dünyasıyla cansızlar arasında mekik dokuyan virüslerin anatomik yapıları da bir o kadar çetrefillidir. Virüslerde, bakterilerin tersine, hücre zarı yoktur; hücreleri tam anlamıyla hücre de değildirler. Ancak çoğalmak amacıyla canlı hücreleri kuşatıp genellikle çoğunu yok ettiklerinde, canlıymış izlenimini verirler. Bu özelliklerinden ötürü de, gerçekte biyotik hiç bir yönleri olmayan Ebola, HIV, çiçek ve grip gibi virüsler, en korkunç katiller olarak algılanırlar.
Virüslerin varlığı ilk kez, ancak yüzyıl kadar önce, Hollandalı botanik uzmanı Martinus Beijerinck tarafından kanıtlandı.
Hastalıklı tütün yapraklarını ezerek sulu özünü en minik bakterileri bile tuzağa düşürebilecek sıklıktaki ince bir porselen elekten geçiren
Beijerinck, filtreden geçirilen sıvının bile öteki bitkilere hastalık bulaştırdığını görünce Louis Pasteur’ün saptadığından daha minik
patojenlerin de olduğu kanısına vardı.
Bu varlıkların gözle görülmesi öylesine güçtü ki, elektronik mikroskopların bulunduğu 1935 yılına dek gözden ırak kaldılar.
Canlı bir varlıktan çok, biyokimsallardan oluşan karman çorman bir bileşim olan virüs sonunda Wendell M. Stanley ve ekibine teslim oldu.
Kimya Nobeli aldı
Stanley bu buluşuyla, biyoloji değil, kimya Nobel Ödülü’nün sahibi oldu. Virüsün bulunmasıyla birlikte, günümüze dek süren ateşli bir
tartışma da patlak verdi.
Virüs denen bu varlık gerçekte neyin nesiydi?
Canlı kapsamına girmesini sağlayacak uygun özelliklere sahip miydi?
Aradan geçen yetmiş yıla karşın, bu sorular günümüzde de bilim dünyasının gündemini oluşturuyor.
Virüsler öylesine "öteki" varlıklar ki, bugün bile onları mikrozombiler, hücre korsanları, mikroskopötesi soyguncular gibi birtakım
benzetmelerle tanımlamaya çalışıyoruz.
Ancak, en ılımlı benzetme bile köklü önyargıları içeriyor.
Yağamın üç dalı
Biyologların büyük bir bölümü, genelde yaşamın üç resmi dalı olduğuna inanıyor:
1) hücreleri çekirdekli olan ökaryotlar; 2) çekirdekli ya da çekirdeksiz olabilen, tek hücreli bakteriler; 3) yeryüzündeki tüm canlıların
yaklaşık üçte birini oluşturan ve mikropların eskilerden kalma ataları olan çekirdeksiz arkealar.
Yaşamlarını bu organizmalara bağımlı olarak sürdürebilen virüslerin ise, evrimsel olarak sonradan devreye girdiklerine ve bunların
yaşamın daha karmaşık dizgelere dönüştüğü sırada arta kalan genomik kırıntılar olduğuna inanılıyor.
Ne var ki, virüslerin giderek egemen olmaları bunların biyolojik dünyadaki konumlarının yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor.
Araştırmacılar bugüne dek yaklaşık 4000 virüs türünü saptamış olmalarına karşın, bu yine de yeryüzündeki tüm virüslerin yalnızca ufak
bir bölümünü oluşturuyor.
Milyonlarca yeni virüs
İnsan genomunun şifresini çözen J. Craig Venter’in son iki yıldır dünyayı karış karış dolaşarak sürdürdüğü araştırmalarda, milyonlarca
yeni virüs türü keşfettiği ve buna bağlı olarak bilinen gen sayısının bu süre içinde on katına çıktığı belirtiliyor.
Bugüne dek virüsler genellikle zararlı varlıklar olarak ele alınmış olsalar da, giderek yararları da gün yüzüne çıkıyor.
Bilim insanları bugüne dek gezegen üzerindeki tüm canlıların %1’inden azının bulunup belgelendiğine, geriye kalan %99’luk bölümün
bile en az on katı kadar bilinmeyen virüs içerebileceğine ve bunların büyük bir bölümünün de zararsız ancak yaşamın vazgeçilmez birer
Araştırma - Bilim - Dergi - Genel Kültür - 11
- 17188 okuma
Gözde içerik
Bugün:
- Kürtçe - Türkçe Sözlük
- M.Ö. Tarihi - Hititler
- Klasik Osmanlı Mimarisi
- Bulmaca Sözlüğü
- Türkçe İmla Kılavuzu - Türk Dil Kurumu
- Genel Türk Tarihi - OSMANLI İMPARATORLUĞU KRONOLOJİSİ 1299 - 1924
- Türkçe - Lazca / Lazca - Türkçe Sözlük (1. Bölüm)
- Excel Kullanımı ( Elektronik Tablo) ve Formüller
- BİLGİSAYARIN TARİHÇESİ
- Yeşilay Haftası
Tüm zamanlar:
Son görüntülenme:
- Evliyalar Tarihi - 1
- VÜCUDUMUZU TANIYALIM
- Türkçe İmla Kılavuzu - Türk Dil Kurumu
- Bulmaca Sözlüğü
- Türkçe - Kürtçe Sözlük
- Ajda Pekkan
- Linux İşletim Sistemleri - 5
- Bilgisayar - Yazılım - ASP - VBSCRIPT ILE STRING DÜZENLEME VE FONKSIYONLAR
- Yeni Bilgisayar ve Teknoloji Bilgileri / Haberleri / Testleri / İncelemeleri
- Klasik Osmanlı Mimarisi
- GÖZ Hakkında Bilgi
- Olimpiyatlar ve Tarihi
- Genel Türk Tarihi - İlk Türk Devletleri
- BİLGİSAYARIN TARİHÇESİ
- Genel Türk Tarihi - Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti
- Evliyalar Tarihi - 4
- Yeşilay Haftası
- İlginç Sorular ve Cevapları - Genel Kültür - 1
- Evliyalar Tarihi - 2
- Biyoloji - Soru ve Cevapları
Yeni yorum gönder