İslami Bilgiler - 1

OTUZİKİNCİ HADİS
Zarar vermek ve zarar görmek yoktur:
Ebu Sait Sad bin Malik bin Sinan el-Hudri (r.a.)’dan , Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Zarar vermekte zarar görmekte yoktur”
hadis hasendir bunu ibni Mace Darekutni ve başkaları müsnet olarak rivayet etti Malik Muvatta’da mürsel olarak Amr bin
Yahya’dan o da babasından o da Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etti:“Zarar vermek ve zarar görmek yoktur, kim
zarar verirse Allah da ona zarar verir, kim zorluk verirse Allah da ona zorluk verir.” Hakim dedi ki:Müslim’in şartı üzere sahihul
isnattır.
S:117 Beyhaki dedi ki: Osman bin Deraverdi bununla teferrüd etti (yalnız kaldı)1 Malik Muvatta da Amr bin Yahya’dan tahric etti,
o da babsından mürsel olarak rivayet etti. İbni Abdil Ber dedi ki:2 Bu hadisin mürselliği hususunda Malik hakkında ihtilaf
edilmedi, dedi ki: Sahih bir vecihle müsned değildir, sonra Abdul Melik bin Muazen Nusaybi rivayetinden tahric etti, o da
Deraverdi’den mevsul olarak rivayet etti, imam Ahmed Deraverdi’nin kendi ezberinden rivayet ettiğini zayıf sayıyordu ve o
rivayete önem vermiyordu, Malik’in sözünün onun sözünden önde tutulmasında şüphhe etmedi. Hafız Halid bin Sad el-Endelüsi
dedi ki: “Zarar verme ve zarar görme yoktur” hadisi müsned olarak sahih değildir.

İbni Mace ise Fudayl bin Süleyman rivayetinden tahric etti dedi ki:Bize Musa bin Ukbe anlattı, dedi ki: Bize İshak bin Yahya bin
el-Velid Ubade bin Samit’ten rivayetle anlattı:Rasulullah (s.a.v.) zarar verme zarar görme olmayacağına hükmetti, bu sahife
cümlesidir bu şekilde rivayet ediliyor, bu munkatıdır (kopuktur) kitaptan alınmıştır, bunu ibnul Medini, Ebu Züra ve başkaları
söyledi. İshak binYahya’ya, Ebu Talha denildi, o zayıftır, Ubade’den işitmemiştir, bunu Ebu Zür’a, ibni Ebi Hatim3 Darekutni bir
yerde dedi, denildi ki:İshak bin Yahya bin el Velid Ubade’den rivayet etti, yine Ubade’den işitmedi bunu yine Darekutni5 söyledi,
ibni Adiy bunu zayıflar kitabında zikretti ve dedi ki:Hadislerinin geneli gayrı mahfuzdur, denildi ki:Musa bin Ukbe ondan
işitmemiştir, ancak bu hadisleri ondan rivayetle Ebu Ayyaş el-Esedi’den rivayet etti, Ebu Ayyaş bilinmiyor. Yine ibni Mace başka
bir vecihle Cabir el-Cufi’den tahric etti, o da İkrime’den o da ibni Abbas’tan şöyle dediğini rivayet etti:Rasulullah (s.a.v.) buyurdu
ki:“Zarar verme ve zarar görme yoktur.”Cabir el Cufi’yi çoğunluk zayıf saydı.
(1) Hadis hasendir, imam Malik Muvatta’da mürsel olarak tahric etti. (Tenvirul Havalik: 2/218) ?afii ondan rivayet etti, o sekiz
sahabeden rivayet etti onlar hadisini Hakim, Beyhaki ve Darekutni’nin tahric ettiği Ebu Saidi Hudri, ibni Mace’nin Sünen’inde
tahric ettiği Ubade bin Samit, fakat munkatıdır, Ahmed’in Müsned’de, ibni Mace ve Abdurrezzak’ın Musannef’de tahric ettiği ibni
Abbas, Taberani Mucem’inde ve Darekutni’de yine ibni Abbas’tan tahric etti. Ebu Hureyre’den merfu olarak Darekutni tahric etti
senedinde Ebu Bekir bin Ayyaş var onda ihtilaf edildi. Ebu Lübabe’den mürsel olarak Ebu Davud tahric etti, Salebe bin Malik’ten
Taberani muceminde tahric etti. Taberani Evsat’ta Cabir’den; “İslam’da zarar vermek ve zarar görme yoktur” şeklinde tahric etti
senedinde ibni İshak var, sikadır (güvenilir) fakat müdellistir. Ayşe’den Taberani Evsat’ta ve Darekutni tahric etti, senedinde Semr
bin Ahmed bin Rüşdin var, ibni Adiy dedi ki: Onu yalanladılar. Ebu Davud mürsel olarak Vasi’ bin Hibban’dan tahric etti,
tariklerinin toplamı bazısı bazısını kuvvetlendiriyor. (Nasburraye: 4/384-386, Mecmau’z Zevaid: 4/110, Camiu’l Usul: 7/412,
s:117.
(1) Teferrüd etmedi bilakis ibni’t Türkmani’nin dediği gibi Abdul Melik bin Muaz en-Nusaybi mütabaat etti, yine ibni Abdil
Ber“Temhid” kitabında tahric etti.
(2) Temhid’de (Nasburraye: 4/385.
(3)Cerh vetta’dil’de: 2/237.
(4) Sünen’de: 4/202.
(5) Sünen’de: 3/176 Kamil: 1/333.
Darekutni bunu İbrahim bin İsmail rivayetinden tahric etti, o da Davud bin el-Husayn’dan, o da İkrime’den, o da İbrahim’den
rivayet etti, İbrahim’i cemaat zayıf gördü Davud’un İkrime’den rivayetleri münkerdir. Darekutni Vakidi’den tahric etti, Vakidi
dedi ki: Bize Harice bin Abdullah bin Süleyman bin Zeyd bin Sabit Ebi’rrical’den rivayetle anlattı, o da Amra’dan, o da Ayşe’den
o da Peygamber (s.a.v.)’den şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Zarar verme ve zarar görme yoktur.” Vakidi metruktür, onun
şeyhinin zayıf kılınması hususunda ihtilaf edildi.
Yine Taberani zayıf iki vecihle Kasım’dan tahric etti, o da Ayşe’den rivayet etti. Yine Taberani Muhammed bin Seleme
rivayetinden tahric etti, o da İshak bin Muhammed bin Yahya bin Hibban’dan, o da amcası Vasi’ bin Hibban’dan, o da Cabir’den
Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etti: “İslam’da zarar verme ve zarar görme yoktur.”Bu yakın bir isnattır garibtir
fakat Ebu Davud Merasil’de (mürsellerde)1 tahric etti. Abdurrahman bin Mağra’dan tahric etti, o da İshak bin Muhammed bin
Yahya bin Hibban’dan o da amcası Vasi’den mürsel olarak rivayet etti bu daha sahihtir.
Darekutni2 Ebu Bekir bin Ayyaş rivayetinden şöyle deddiğini tahric etti: İbni Ata’dan, onun da babasından, onun da Ebu Hureyre
(r.a.)’den Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu görüşündeyim: “Zarar ve zaruret yoktur, sizden biriniz kardeşini duvarının
üzerine tahtasını koymaktan engellemesin” bu isnatta şüphe vardır ibni Ata Yakub’tur, o zayıfır, Kesir bin Abdullah bin Amr bin
Avf el-Müzeni babasından o da dedesinden Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etti:“Zarar verme ve zarar görme
yoktur.”İbni Abdil Ber dedi ki:İsnadı sahih değildir. Derim ki: Tirmizi bu Kesir’in hadisini doğruluyor, Buhari hadisinin bazısında
diyor ki: Babta en sahih hadis hadistir, hadisisini İbrahim bin Münzir el-Hizami hasen gördü ve dedi ki:Bu ibnul Müseyyeb’in
mürsellerinin en hayılısıdır, aynı şekilde ibni Ebi Asım’da hasen gördü, başkaları onun hadisini terketti, imam Ahmed onlardandır,
bu babta hadis tariklerinin zikrinde hazırladığımız budur, şeyh rahimehullah bazı tarikleri bazılarıyla kuvvetleniyor, dedi, dediği
gibidir.
Beyhaki Kesir bin Abdullah el-Müzeni’nin hadislerinin bazısı hakkında dedi ki:İçerisinde zayıflık bulunan başka senetlere katılırsa
kuvvetlenir. S:119 ?afii1 mürsel hakkında dedi ki: Başka bir vecihle müsned olursa veya ilmi ilk mürsel rivayet etmeyen birisinden
rivayetle mürsel yaparsa kabul edilir. Cüzecani dedi ki: Eğer müsned hadis rivayetleriyle ikna olunmayan bir adamdansa imtihan
ehli yanında kabul edilmiş mürsel tariklerlede rükünlerini sağlamlaştırmışsa kullanılır ve onunla yetinilir, bu da kendisinden daha
kuvvetli bir müsnedle çatışmadığı zaman böyledir. İmam Ahmed bu hadisle delil getirip dedi ki: Peygamber (s.a.v.) buyurdu
ki:“Zarar verme ve zarar görme yoktur.”Ebu Amr bin Salah dedi ki:Bu hadisi Darekutni birçok vecihle müsnet olarak rivayet etti,
toplamı hadisi kuvvetlendirip hasen kılıyor, cumhuru ehli ilim onu kabul edip onunla delil getirdi.
Ebu Davud dedi ki: Fıkhın üzerinde döndüğü hadislerdendir, zayıf olmadığı hissini veriyor, Allah en iyiyi bilir. Yine mana olarak
Ebu Sırma Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etti:“Kim zarar verirse Allah’da ona zarar verir, kim meşakkat verirse
Allah’da ona meşakkat verir.” Bunu Ebu Davud, Tirmizi ve ibni Mace tahric etti, Tirmizi dedi ki: Hasen garibtir.2
Tirmizi3 senedinde zayıflık bulunan bir isnatla Ebu Bekir Sıddık’tan (r.a.) Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet
ettiğini tahric etti:“Mümine zarar veren veya ona hile yapan mel’undur.” “La darara vela dırar” bu hemzesiz sahih rivayettir.
“Idrar” hemzeli olarakta rivayet edildi, bu ibni Mace ve Darekutni’nin bazı rivayetlerinde vaki oldu, hatta Muvatta’nın bazı
nüshalarında da vardır, bazıları bu rivayeti sabit buldu ve dedi ki:“Darra ve edarra” bir manadadır, başkaları itiraz ettiler ve dedi ki:
Sahih değildir, iki lafız arasında fark olup olmadığı hususunda ihtilaf ettiler yani darar ve dırar kelimesi arasında, bazısı kesin bir