İslami Bilgiler - 7

NUH (ALEYHİSSELAM)Yüce Allah’ın: “İşte Böylece; İnsanlar Arasında Şahitler Olasınız Diye Sizleri Vasat Bir Ümmet Kıldık.” Ayeti67) Ebû Said El-Hudri (r.a.) dan rivayetle, Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu: “Nuh ve ümmeti gelir. Allahu Teâlâ’da: “Tebliğ ettin mi?” diye sorar. Nuh (a.s.)’da: “Evet, Ey Rabbim (ettim)” der. Nuh’un ümmetine: “Tebliğ ettin mi?” diye sorar. Onlarda: “Hayır,bize hiçbir peygamber gelmedi” derler. Nuh (a.s.): “Senin için (Ey Rabbim) kim şahitlik eder.” der. Allahu Teâlâ’da Nuh’a:“Muhammed (s.a.s.) ve ümmeti” diye cevap verir. Biz onun tebliğ ettiğine şahitlik ederiz. Bu husus Yüce Allah’ın şu ayetinde bildirilmektedir: “İşte böylece; insanlara şahitler (ve örnek numûneler) olasınız diye, Biz, sizi vasat (ortada bulunan, orta yolu takip eden) bir ümmet kıldık.” (Bakara: 143). Ayette geçen vasat ümmetin manası, insaflı, adil ve orta yolu takip eden ümmet demektir.
Yine Buhârî’de (4487) gelen bir lafız şöyledir: “Kıyamet günü Nuh (Allahu Teâlâ tarafından) çağrılır. Bunun üzerine Nuh (a.s.):
“Emret Ey Rabbim, emrine amâdeyim” diye cevap verir. Yüce Allah: “Tebliğ ettin mi?” diye sorar. Nuh: “Evet” der. Ümmetine:
“Sizlere tebliğ etti mi?” diye sorar. Ümmeti de: “Bize hiçbir uyarıcı gelmedi” derler. Nuh da bunun üzerine:
“(Ey Rabbim), Senin için kim şahitlik eder?” der. Allah-u Azze ve Celle de: “Muhammed ve ümmeti” diye buyurur. Sizlerde onun
tebliğ ettiğine şahitlik etmektesiniz, Peygamber de sizlere şahitlik etmektedir. Bu durum, Yüce Allah’ın şu ayetinde
bildirilmektedir:” İşte böylece, insanlara şahitlik edesiniz ve Peygamber de sizlere şahitlik etsin diye sizleri orta yollu bir ümmet
kıldık.” (Bakara: 143).
Buhârî’de (7349) başka bir hadisin lafzı şöyledir: “Kıyamet günü Nuh (a.s.) getirilir Ona: “Tebliğ ettin mi?” diye sorulur. Nuh
(a.s.)’da: “Evet Rabbim Tebliğ ettim” diye cevap verir. Ümmetine sorulur: “Sizlere tebliğ etti mi?” diye onlar da: “Bize bir uyarıcı
Peygamber gelmedi” derler. Bunun üzerine Nuh (a.s.): “(Ey Rabbim!) Senin için kim şahitlik eder?” diye sorar. Allahu Teâlâ’da:
“Muhammed ve ümmeti, size getirilirler ve sizler de şahit olursunuz.” diye buyurdu. Sonra Resûlullah (s.a.s.) şu ayeti okudu:
“İşte böylece, insanlara şahitlik edesiniz ve Peygamber de sizlere şahitlik etsin diye sizleri vasat?adaletli= bir ümmet kıldık.”
(Bakara: 143).
***
İBRAHİM ALEYHİSSELAM
İbrahim (a.s.)’In, Yüce Allah’ın Zikrine Olan Tes-limiyeti ve Kıyamet Gününde İlk Giydirilecek Olanın İbrahim (a.s.)
Olduğu
68) İbn Abbas’tan (r.huma) rivayet edildiğine göre, şöyle dedi: Resûlullah (s.a.s.) Bize hitaben nasihatte bulunmaya koyuldu ve
şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Sizler, Allah’ın huzuruna yalınayak, çıplak ve sünnetsiz olarak çıkarılıp haşir olunacaksınız. Sonra
(devamla şöyle buyurdu): “İlk yaratmaya başladığımız gibi onu tekrar iade ederiz. Biz bunu vaad edip üzerimize almıştık.
Muhakkak ki yapan.ar Biziz.” (Enbiya: 104)
kıyamet günü de bilin ki, ilk giydirilecek olan kişi İbrahim (a.s.)’dır. ashabımdan bazı kimseler sol tarafa alınırlar. Ben de:
“Ashabım, Ashabım” diye (yalvarıp) nida ederim. Bana: “Senin vefatından sonra bunların neler yaptıklarını Sen bilmiyorsun”
denildi. Bende bunun üzerine salih kulun dediği gibi: “Ben aralarında bulundu-ğum sürece üzerlerinde bir şahit idim. Benim
aralarından aldıktan sonra artık onlar üzerinde gözetleyici Sen oldun. Sen her şeye tam anlamıyla şahitsin. Eğer onlara azap
edersen, muhakkak ki, onlar Senin kullarındır ve eğer onları bağışlarsan (yine) muhakkak ki Sen izzet sahibisin, Hakîm olansın.”
(Maide: 117-118) derim. Bana da şöyle denir: “Bunlar, sen onları terk ettikten sonra hep ökçeleri üzerine geri dönmüş hâlde
yaşadılar.”
Buhârî’nin (6526) rivayet ettiği lafız şöyledir: “Nebî (s.a.s.) Bize hitaben vaaza başladı ve şöyle buyurdu: “Tıpkı sizi ilk yaratmaya
başladığımız gibi onu tekrar iade ederiz.” (Enbiya: 104).
Kıyamet gününde ilk giydirilecek olan kimse İbrahim (a.s.)’dır. Ümmetimden bazı kimseler sol tarafa alınırlar. Bende: “Ey
Rabbim! Ashabım, Ashabım!” diye nida ederim. Allahu Teâlâ’da: “Senden sonra onların neler yaptığını ve nasıl yaşadığını
bilmiyorsun” diye buyurdu. Bunun üzerine bende salih kulun dediği dedim: “Ben aralarında bulunduğum sürece üzerlerinde bir
şahit idim. Beni aralarından aldıktan sonra artık üzerinde gözetleyici sen oldun. Sen her şeye tamamıyla şahitsin. Eğer onlara
azap edersen, şüphesiz ki, onlar Senin kullarındır. Eğer onları bağışlayacak olursan, şüphesiz ki, onlar Senin kulla-rındır. Eğer
onları bağışlayacak olursan, şüphesiz ki Sen izzet sahibisin, Hâkimsin.” (Mâide: 117-118)
***
İbrahim (a.s.)’In, Allah’ın Huzurunda, Babası Âzer İle Buluşması
69) Ebû Hüreyre (r.a.)’dan gelen rivayette, Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu: “İbrahim, kıyamet gününde babası Âzer ile buluşur.
Babasının yüzünde siyahlık ve toz bulunur. İbrahim (a.s.) babasına: “Bana isyan etme dememiş miydim?” der. Babası Âzer de:
“Bugün Sana karşı gelmem” diye cevap verir.
İbrahim (a.s.)’da: “Ey Rabbim! İnsanların diriltileceği günde beni utandırmayacağını vaad etmiştin. Rahmetten oldukça
uzaklaşmış olan babamdan daha utanç verici bir şey var mıdır?” der. Bunun üzerine Allahu Teâlâ: “Ben Cenneti kâfirlere haram
kıldım” diye buyurur. Sonra da İbrahim’e: “Ey İbrahim! Ayaklarının altındaki nedir?” denir. Bir de bakar ki, kanlar içerisinde
kalmış bir sırtlan görür. Sırtlanın ayaklarından tutulup cehenneme atılır.”
Hadis hakkında ilim ehli şöyle demiştir:
“Hadiste geçen bu hayvan hakkında fazla bir malûmat verilmemiştir. Şöyle ki bu hayvan köpek ve domuz gibi hayvanlara
nispetle çirkinliği daha az olup, aslana nispetle çirkinliği daha çoktur. Nitekim İbrahim (a.s.) babası Âzer'e çokça merhamet