KAYAK KAZALARININ NEDENLERİ VE YARALANMA ÇEŞİTLERİ

PROBLEM CÜMLESİ / DENENCELER / SAYILTILAR / SINILAMALAR / GENEL BİLGİLER / MATERYAL VE YÖNTEMİ / EVREN VE ÖRNEKLEM / VERİ TOPLAMA TEKNİKLERİ / ÇÖZÜMLEME YÖNTEMLERİ / TAKVİM VE İNSAN GÜCÜ

Harp yaralanmaları, trafik ve iş kazalarından sonraki sırayı alan spor yaralanmaları, spor yapanların ve spor çeşitlerinin artması ile Travmatoloji’de önemli bir yer tutmaktadır.
Kayak sporu ferdi yapılan bir spor dalıdır. Bugün dünyada bu sporu yapanların sayısı milyonlarla ifade edilmektedir.
Uludağ, yurdumuzda ulaşım kolaylığı ve konaklama imkanları ile kayak sporunun yoğun yapılabildiği bir merkez durumundadır.
Bursa Üniversitesi Tıp Fakültesinde göreve başladığım 1976 yılı başından başlayarak, kayak kazası sonucu yaralıların çokluğu dikkatimizi çekmiş ve bizi bu konuya eğilmeye sevk etmiştir.
1978 Mart ayında Uludağ’da yapılan “Kayak Kazaları ve Önlenmesi” konulu sempozyumdan sonra da yurdumuzda kayak kazaları konusunda Doç Dr. Muzaffer Akyurt’un Erzurum’da yaptığı bir çalışma dışında hiçbir araştırma olmadığı görülmüştür.
Kayak kazalarının oluş nedenlerini ve yaralanma çeşitlerini belirlemek için Uludağ’da bir araştırma yapmayı amaçladık.
Kayak sporu 5000 yıllık geçmişi ile sporların en eskisidir. Kayak önceleri spordan ziyade av, hicret ve savaşlarda kullanılmıştır.
Kayakçılar hakkında ilk yazılı belge M.S. 526-529 yılları arasında tarihçi PROCOPIUS tarafından yazılmıştır. Yazar kayak yarışlarından da bahsetmektedir.
Ruslar 1483 yılında ilk olarak kayağı askeri maksatlarla kullanmışlardır.
Kayağın postacılıkta ilk olarak kullanılmasına ise 1525 yıllarında Norveçliler tarafından başlanmıştır.
1939-1940 yıllarında Rusya-Finlandiya savaşında, Finlilerin zafer kazanmasında kayak teçhiz edilmiş Fin askerlerinin büyük rolü olmuştur. Bu olaydan sonra orduda kayaklı askeri birliklerin kurulması önemi belirmiştir.
1915 yılında Erzurum Kerim Hitli tabyasında açılan kayak kursuna Avusturya’dan getirilen kayak uzmanı Albert Bilstein’la bizde ilk olarak orduda kayak eğitimi başlamıştır.
Sivil halkta ilk olarak kayak faaliyetlerine 1935 senesinde İstanbul’dan Uludağ’a giden bir sporcu grubu tarafından başlanmıştır.
İlk uluslar arası kayak yarışları 1892’de Oslo yakınlarında yapılmıştır.
Kayak sporu ferdi yapılan bir spor dalıdır. Dünyada bu sporu yapanların sayısı tahminlerin üstündedir. Japon nüfusunun 1/5’i kayak yapmaktadır. Kayak yapanların sayısı Avrupa ülkelerinde 30 milyonu, Amerika Birleşik Devletleri’nde 10 milyonu aşmıştır. Yurdumuzda kayak sporu yapanların sayısı ise 10-15 bin arasında tahmin edilmektedir.
Kayak sporu Olimpiyat değerlendirmelerine göre üç bölümdür.
1-Alp disiplini iniş, slalom, büyük slalom ve Alp kombine yarışlarıdır.
2-Kuzay disiplini dayanıklılık (kros), atlama ve kuzey kombine yarışlarıdır.
3-Kayarak atış (Biatlon) ise kros ve atış yarışları şeklindedir.
Kayak malzemeleri:
1-Kayak malzemelerinin en önemlisi ayakkabılardır, ayakkabılar deri, plastik ve cam elyaftan yapılmaktadır, yalnız kaymak için kullanılır. Zorunlu olmadıkça ayakkabılar ile yürünmez. Ayakkabılar kayakta kullanımları dışında bakımı yapılır, kalıplarına konur ve asılarak saklanırlar. Kayak ayakkabıları dar olmamalı, boğaz kısmının yüksek olması ve sert malzemeden yapılması sporcuya az enerji ile hareket kolaylığı verir.
2-Kayaklar, yapıldığı malzemelere ve kullanıldığı kayak sporu dallarına göre çeşitlilik gösterirler. Ayrıca kayak sporcusunun boyuna ve kilosuna göre de kayak seçimi iyi yapılmalıdır.
3-Bağlamalar, kayak sporunun tehlikesiz bir spor olmasındaki en büyük etken bağlamalardır.
Bağlamalar mümkün olduğu kadar az vida ile kayaklara uygun bir şekilde takılmalıdır. Bağlamaların burun ve topuk kısmı yan, ön ve geriye doğru otomatik olmalıdır. Ayakkabılar kolay takılmalı ve kolay çıkarılabilmelidir. Bağlamaların yapılacak kayak tipine göre de kayağa takılması özellikler gösterir. Örneğin, amatör kayakçılar için ayakkabının burun kısmı kayağın tam ortasına gelecek şekilde iken bağlama kayağa tespit edilir.
Otomatik bağlama ayarlanması, TIBİASKOP aleti yardımı ile yapılmaktadır. Bağlamaların ayarlanması, IAS (Uluslararası Kayak Kazalarını Önleme Derneği) tarafından 1969 ve 1974 senelerinde yayınlanan standartlara uygun yapılmaktadır.
4-Kayak sopaları (Baton), sporcuya denge sağlamaya ve kayakla dönmelerde daha az enerji sarfına yardımcı olur. Sopalar kalite bakımından ve yaralanmaları önleme açısından çok geliştirilmiştir.
5-Giysiler, soğuk ve rüzgara karşı koruyucu olmalı, ıslanmayı önleyici su geçirmez kumaşlardan yapılmalıdır. Hareket kısıtlayıcı nitelikte olmamalıdır.
6-Kar gözlüğü, iyi bir görüş sağlamak ve gözleri korumak için gereklidir.
Kaynaklara göre kayak sporunda yaralanma nedenleri üç grupta incelenmektedir.
1-Kayak alanına ait nedenler:Kişinin kayak eğitimine, kayak tekniğinin ve kayma sırasındaki yorgunluk, dikkatsizlik ve iyi görememe gibi fiziksel güçlerine bağlıdır.
2-Kayak alanına ait nedenler: Yokuş aşağı süratli kaymalar, bol kar, pist karında meydana gelen erime ve donma gibi değişiklikler, pist zemininde bozukluklar (tümsek ve çukurlar), pistlerdeki keskin dönemeçler, hava koşullarının (sis, tipi ve karanlık) görmeyi engelleyen durumlarına bağlı sebeplerdir.
3-Kayak malzemelerine ait sebepler: Kayak seçiminin ve bakımının iyi yapılmaması, kayak bağlamalarının hatalı ayarlanması, kar gözlüğünün kullanılmaması, giysilerin koruyucu nitelikte olmamaları, batonların dikkatli kullanılmamaları yaralanma nedenleridirler.
Yaralanma çeşitleri:
Yukarıda sayılan nedenlere bağlı olarak kayakçılarda meydana gelen yaralanmalar çok çeşitli ve hafifinden ağırına kadar değişik şiddette olabilir. En ciddi yaralanmalar özellikle ölümle sonuçlananlardır. Ölümle sonuçlanan yaralanmalar oldukça nadirdir. Ölüm sebepleri arasında aşırı sürat ile iyi tanınmayan pistlerde kaymalar, çığ altında kalma, sis ve tipide kaybolarak donma gibi durumlardır. Ayrıca doktor kontrolünden geçmemiş kardiovasküler yetersizlik ani ölüm nedeni olabilir.
Kayak sporunda yaralanmalara en sık alt ekstremitelerde rastlanılmaktadır. Alt ekstremitelerde de en sık bacak (cruris) ve ayakbileği travmaya maruz kalmaktadır.
Eskiden en sık yaralanma ayak bileğinde meydana gelmekte idi, fakat kayak ayakkabılarında yapılan büyük değişikliklerle ayak bileği yaralanmaları gittikçe azalmış buna karşın bacak yaralanmaları çoğalmıştır. Ayak bileğini korumak için boğaz kısmı yükseltilen kayak ayakkabıları, travmanın şiddetini tibia ve fibula üzerine aktarılmasına sebep olmuştur. Ayak ise oldukça sert ve sağlam bir ayakkabı içinde bulunduğundan yaralanması çok nadirdir. Ayak bileğinde en sık rastlanan lezyonlar,dış yan bağ yırtıkları ve dış malleol kırıklarıdır. Dış malleolün yukarıdan aşağı ve arkadan öne doğru olan kırıklarına “kayakçı kırığı” denilmektedir. Kayak sporunu yeni öğrenenlerde, özellikle kar sapanı (kontrollü kayma ve durma yöntemi) yaparken ayak bileğinin aşırı inversiyona zorlanması ile dış malleol kırılabilmektedir.
Tibia ve fibula kırıklarına genellikle kayak ayakkabısının üst bitim yerinin seviyesinde veya biraz üzerinde rastlanır. Kayakla çukura saplanan, bol kara girme, denge kaybı veya çarpışma sonucu kara düşerken kayak bağlamalarının açılmamasında bacakta spiral çift kırık (twist kırığı) meydana gelir.
Kayak yaralanmalarına diz bölgesinde % 25 oranında rastlanmaktadır. En sık yaralanma şekli, dizi valgus durumuna zorlayan pozisyonlarda olmaktır. İç yan bağ ve iç menisküs yırtılması en belirgin yaralanmalardır.
Kayak bağlamalarının gevşek bağlama sonucu gereğinden önce açılması, çıkması ve diğer denge kaybı düşmeler, çarpmalar da üst ekstremitelerin kırık ve çıkıklarına, toraks, baş-boyun ve kafa travmaları meydana gelmektedir. Kayak sopalarının dikkatli kullanılmamasında, elde kırıklar, düşme ve çarpma sırasında göz ve batın travmaları meydana gelebilmektedir.
Kayak yaralanmaları miktar olarak, diğer spor dallarına göre daha fazla dikkat çekmektedir. Ancak yaralanmaların bu sporu yapanlara oranı % 05-20 kadardır. Senelerdir yapılan gözlemlerde bu oranda bir artma olmamıştır. Kayak sporunu yapanların sayısı arttıkça yaralanmalarda da sayısal bir artma olacağı normal karşılanmalıdır.
PROBLEM CÜMLESİ
Kayak kazalarının nedenleri ve yaralanma çeşitleri nelerdir.
ALT PROBLEMLER
1-Türkiye’de meydana gelen kayak kazalarının önlenmesinde alınan tedbirler yeterli midir?
2-Kayak kazaları sonucunda en çok sakatlık ve yaralanma bölgeleri hangileridir?
3-Kayak yaralanmaları kayak sporuna başlamak isteyenler üzerinde ne tür bir etki yaratmaktadır?
DENENCELER
1-Türkiye’de meydana gelen kayak kazalarının önlenmesinde alınan tedbirler yeterli değildir.
2-Kayak kazaları sonucunda en çok yaralanma menisküs ve tendonlarda oluşmaktadır.
3-Kayak kazaları, kayak sporuna yeni başlayan sporcular üzerinde olumsuz etki yaratabilmektedir.
SAYILTILAR
1-Alınacak örneklem evreni temin edebilecek niteliktedir.
2-Ankete verilecek cevapların doğru olduğu kabul edilecektir.
3-Bireyler anketi cevaplarken tam kapasitelerini kullanacaklardır.
SINIRLAMALAR.
1-Bu çalışma Bursa ili ve Merkez ilçelerinde ikamet eden kişilerle sınırlıdır.
2-Araştırma 20-40 yaş grubu arasında bulunan kişiler üzerinde yapılacaktır.
3-Bu araştırma anketten elde edilecek verilerle sınırlıdır.