- a 1. Laz alfabesi'nin ilk harfi. 2. Olumsuzluk eki. A_noste: lezzetsiz, tatsız. A_ğnose: akılsız.
- amûüo ark. dar, daracık. amûüo a svas doloncas: daracık bir yerde yatıyor.
- amuntxa ark., amutxa atn. xi.birşey, herhangi birşey. a muntxa domağodu: bana bir şey oldu. a mutxa doûüu do var bogni: birşey dedi ama duymadım.
- amutxaperi atn. 1. bir acaip, bir garip. a mutxaperi oxaôaru uğun: garip bir konuşması var.
- noğale vi. çarşıdan, çarşı tarafından. Noğale mobulur: çarşıdan geliyorum.
- amuti, armuti atn., armutu vi. birşey, herhangi birşey. a muti domağodi: bana birşey oldu.
- abja, abca arş., oruba atn. dere, çay. õ Kaûu abjas kodololu: kedi dereye düştü.afula ark. bir tür bakla.
- Amencele vi. mecalsiz, takatsiz, dermansız. õ okçinaliüis amencele kodopskidi: yaşlılıkta (kadın) dermansız kaldım.
- agure ark., ugureli atn. isteksiz, gönülsüz. õ Him ôanda agure ikten: o her zaman isteksiz davranır. 3ad. Ugureli.
- ağani atn., ağne vi. yeni. õ ağani nusa: yeni gelin.
- ağanoba atn., ağnoba vi. yenilik. õ ağanobapes muya ôi na ti var cevagi: yeniliklere ne yaptıysam da alışamadım.
- ağimizeni pazar'ın (atixa) noxlamsu köyünde bir yer.
- ağnose ark., unose atn. akılsız. õ ağnose üoçi: akılsız adam.
- Eşanaxu vi. saklamak. õ Nanak modvalupe keşeminaxu: annem ayakkabılarımı sakladı.
- ağusûozi atn., mariaşina arş. ağustos ayı. õ ağusûozi moxûuis pucepe ngolaşe kocupinu: ağustos ayı geldiğinde inekleri yayladan indirdi.
- ağviri gem. n3xenis ağviri kocudves: ata gem vurdular.
- aha 1. hayret ifade eden bir ünlem. aha mu iyu! aaa ne oldu! 2. işte. Aha, hak ren: işte burda.
- axarisûa gelişigüzel. axarisûa dulya ikums: gelişigüzel iş yapıyor.
- axiri, baüi xp. ahır. Puci axiris konoüoru do oxorişe keşüaxûu: ineği ahıra bağlayıp eve çıktı.
- Axiriôici, axirôici ahır kapısı, ahırın önü, ahırın ağzı. õ puşüundi axiri ôicis kodobğu: gübreyi ahır kapısına döktü.
- axo ark. kıraç toprak, verimsiz toprak. (kay: fahri Lazoğlu).
- axroşi vi. 1. buruk tat. 2. gerçek tadını almamış elma, armut gibi meyve. õ axroşi m3xuli: olgunlaşmamış, gerçek tadına ulaşmamış armut.
- aina, ayina atn., çkar ark. hiç. õ aina var ixaôaru: hiç konuşmadı.
- akole xp., hakole vi., hakele atn. bu tarafa, bu taraftan. õ akole moxtes: bu taraftan geldiler.
- Akonay, akoni xp., hakoneri, hakonuri atn., hakoni vi. Buralı, buraya ait. õ akonay berepe: buralı çocuklar.
- aüale atn., arüele ark. bir yandan, bir taraftan. õ aüale ibgas aüale idi3ams: bir yandan ağlıyor bir yandan gülüyor.
- aüonay xp., haüonayi, haüo ark., haüu atn. bu kadar, bunun kadar. õ aüonay mot ibgar! bu kadar ağlama!
- aüoôuri atn., aûeüne vi. çocuğu olmayan, çocuğu bulunmayan. õ aliwa aüoôuri kodosüudu: "aliwa" çocuksuz kaldı. õ aüoôuri dosüudare! çocuğun olmasın, var olan
çocuğun ölsün, çocuksuz kal! aüoôuri dosüudare (mçm.): çocuğun olmasın.
- aüoşka (< rus.) pencere çerçevesi. õ aüoşka komeboçani: çerçeveyi taktım.
- alababula atn. üst üste, iç içe, birbirine girmiş halde. õ koüinüores do ala babula irgines: birbirlerine sarılıp sarmaş dolaş yuvarlandılar.
- alafi atn., bot. karayemiş ağacına benzer, yaprakları hayvanlar tarafından yenen bir bitki. õ woxle alafişe uluûes: eskiden "alafi"ye giderlerdi.
- alani atn. yaşıt, akran. õ alani berepe: yaşıt çocuklar.
- alaşa atn., wuna ark. aşifte, yosma. õ alaşa bozomota: aşifte kız, yosma kız.
- alboni, anbani alfabe. õ Lazuri alboni. Laz alfabesi.
- Alema, alima vi., ôaûila atn. iç yağı, kuyruk yağı. õ alema üateri lu: iç yağı katılmış lahana.
- ali atn., qali xp. boğaz, boyun. õ berek alis kodolomabu: çocuk boynuma sarıldı. õ Alis meöapxu/alis meüaôu/alis melva: boğazına sarılmak (boğmak için).
- alimse ark., anipse, animse xp. yeğen. õ alimse çüimi komoxûu: yeğenim geldi.
- aliyoni xp. martı.
- am xp., haya ark., ham atn. bu. õ am mu yen? bu nedir? õ am xami ren: bu bıçaktır.
- amabğaleri, amabğeri atn. 1. içeri dökülmüş (katı cisimler için). õ dişüape piliûas amabğaleri naşüu: odunları sobanın içine atılmış halde bıraktı. 2. içeri dökerek.
- amabğalu 1. içeri dökmek (sayılabilen). õ xviûi xvaûape oxoris kamabğu: kıvır zıvırları evin içine doldurdu. 2. içeri dökülmek. õ wiwila obğemuşis kamibğu: yılan
yuvasının içine döküldü, içine girdi.
- amağmaleri atn., amağameri vi. içeri götürülmüş, içeri taşınmış (cansızlar için). õ doloxe amağmaleri: içeri götürülmüş.
- amağmalu içeri götürmek, içeri taşımak. õ kva tude xepe kamaviği: taşın altına elimi soktum.
- amaxlanüeri vi. içe çökmüş, basık (karın). õ korba amaxlanüeri: içe çökmüş karın.
- amaxlanüu vi. içe çökmek (karın). õ korba kamamaxlanüu: karnım içeri çöktü.
- amaxtimeri vi., amolveri atn. içeri girmiş durumda.
- amaxtimu ark., amolva atn. xi.içeri girmek, içine girmek. õ onûuleşe kamaxûu: tarlanın içine girdi. cunaxis kamaxûu: günaha girdi.
- Amaxvalu atn. xi.1. içeriye doğru öksürmek. 2. içeriye doğru delmek.
- amainu ark. hamilelik süresinin dolmasına rağmen doğumun gerçekleşmemesi. õ amiinams: sürenin dolmasına rağmen doğumu gerçekleştiremiyor.
- amakaçeri vi., amaüaçeri atn. 1. içeriye doğru tutarak. 2. içeriye doğru tutmuş.
- amakaçu vi., amaüaçu atn. xi.içeriye doğru tutmak. õ doüanaşe oxori tere mo amaüaçam! silahı evin içine doğru tutma!
- amakoteri atn., amakoûeri vi. 1. içine katlanmış. õ nena amakoteri: dili içeri katlanmış. 2. dili içeri katlanarak.
- amakotu atn., amakoûu vi. içeriye katlamak. õ nena ôicis kamvakotu: dili ağzının içine katlandı.
- amaüiineri atn., amaüriineri arş. içeriye doğru bağırarak.
- amaüiinu atn., amaüriunu arş., amaurinu vi. içeriye doğru bağırmak. õ eünas nogutu do oxoris a kamaüiu: kapının önünde durup evin içine doğru bağırdı.
- amamğorineri atn., amağorineri vi. içeriye doğru böğürerek (hayvan için).
- amamğorinu atn., amağorinu vi. böğürmek, içeriye doğru böğürmek. õ pucik dudi amanöu do kamamğorinu: inek başını içeriye uzatıp böğürdü.
- amamşareri atn. 1. içeriye doğru itilmiş. 2. içeriye doğru iterek.
- amamşaru atn. xi.içeriye doğru itmek, içine itmek. õ bere öopu do tidoloxe kamamşaru: çocuğu tutup içeri itti.
- amanöamu atn. xi.1. içeri, içine uzatmak. õ otoleşe dudi kamanöu: başını pencereden içeriye uzattı. 2. içeri uzanmak. õ tidoloxe kaminöu: içeriye doğru uzandı.
- amanöeri, amanöaleri içeriye doğru uzatılmış. õ xanöali penceres amanöaleri kodusüudu: kolu pencereden içeri uzatılmış halde kaldı.
- amanöoreri atn. içeriye doğru delinmiş.
- amanöoru atn., amaxvalu atn. xi.Yatay bir düzlemde içeriye doğru delmek.
- amanöuşeri, amanöuşineri atn. 1. içeri uzatılmış, içeri uzanmış. 2. içeriye doğru uzanarak, içeriye doğru uzatarak.
- amanüaneri vi., amaüaneri arş. 1. içeriye doğru atılmış, sallanmış. 2. içeriye doğru atarak, sallayarak.
- amanüanu vi., amaüanu arş. içeriye doğru atmak. õ kva tidoloxe kamanüanu: taşı içeriye doğru attı.
- amanûoreri 1. içeri yaklaştırılmış. 2. içeriye doğru yaklaştırarak.
- amanûoru 1. içeri yaklaşmak. õ tidoloxe kaminûoru: içeri yaklaştı. 2. içeriye doğru yaklaştırmak. õ üuli celaxuna tude kamanûoru: iskemleyi oturağın altına yaklaştırdı. 3.
içeri çekilmek. õ tidoloxe kaminûoru: içeri çekildi.
- amastvaleri 1. içeri kaymış, içine kaymış. 2. içeri kaydırılmış.
- amasûulinu içeriye doğru kaydırmak.
- amasûvalu atn., amastvalu vi. içeri kaymak. mitik ôi ognuşe tidoloxe kamasûu: hiç kimse anlamadan içeri doğru kaydı.
- amaşatxeri 1. içine silkelenmiş, sallanmış. 2. içeri, içine silkeleyerek, sallayarak.
- amaşatxu atn. xi.1. içeri silkelemek. 2. içeri fırlamak. 3. mec. paldır küldür içeri dalmak. odas kamaşatxu: odaya paldır küldür daldı. 4. alelâde bir şekilde içeri ya da bir
şeyin içine atmak, sallamak, girmek, sokmak. öopu do oxoris kamaşatxu: yakalayıp evin içine doğru fırlattı, attı.
- amaşkveri vi., amaşüvaleri atn. içeri girmiş, içine girmiş ya da sokmuş.
- amaşüvalu içeri yollamak, içine yollamak, içeri göndermek. puci axiris kamaşüu: ineği ahıra soktu, ahırın içine gönderdi.
- amaûalu 1. xp. içeriye doğru salmak, salıvermek. 2. ark. ortada bırakmak.
- amaûoçu atn., amaûüoçu ark. içeri fırlatmak. odas a kva kamuûoçu: odanın içine bir taş fırlattı.
- amaurineri vi., amaüiinu atn. içeriye doğru bağırarak. amaurineri oxorişa kamaxûu: içeriye doğru bağırarak eve girdi.
- amaurinu vi., amaüiinu atn., amaüriunu arş. içeriye doğru bağırmak. neünas nodgitu do oxoris a kamiurinu: kapının önünde durup evin içine doğru bağırdı.
- amayonu içeri götürmek (canlı varlıklar için). bere odaşe kamiyones: çocuğu odaya götürdüler.
- amawelimeri atn., amawüomileri ark. içeri bakarak. amawelimeri goluluûuşa eüvağu do colu: içeri bakarak geçerken takılıp düştü.
- amawelimu atn., amawüomilu vi. içeri bakmak. axiris amawes: ahırın içine bakıyor.
- ambari ark. Haber, havadis. Lazuri ambarepe: Lazca haberler.
Türkçe - Lazca / Lazca - Türkçe Sözlük (1. Bölüm)
- 11617 okuma
Yeni yorum gönder