SERA ETKİSİ - GENEL ISINMA - KURESEL ISINMA

SERA ETKİSİ-GENEL ISINMA: Isı iletimi iki yoldan olur.Bunlar iletim ve konveksiyon yoludur.Konveksiyon yalnızca sıvı ve gaz ortamlarda oluşabilir,Katı ortamda ısı iletim ile yayılır.Konveksiyon ile ısının yayılması iletim yoluyla yayılmasından daha etkin ve hızlıdır.Çekirdekte ısı konveksiyon ile yayıldığından sıcaklık çok az değişir.Mantoda ise ısı iletim ile olduğundan soğuma söz konusudur.
Yüzey sıcaklığını meydana getiren ısının büyük bölümü güneş tarafından sağlanır.Dünya yüzeyindeki sıcaklık 288°K 'dir,bunun 253°K 'si dünyamızın öz sıcaklığı,35°K sera etkisinin neden olduğu sıcaklıktır.Sera etkisi atmosferin yoğunluğuyla artar,atmosferdeki CO2 miktarı yoğunluğun artmasına neden olur buda hava kirliliğiyle orantılı olarak artmaktadır.288°K'lik sıcaklığın sadece 1/5000'i merkezden gelen ısıdan kaynaklanır.
Diğer gezegenlerdeki sera etkisine bakacak olursak,Mars'ta sera etkisi sadece 5K° dir.Venüs'te ise sera etkisi 500°K dir çünkü Venüs'ün atmosferi Dünya ve Mars'tan çok çok yoğundur.Marstaki sera etkisinin düşüklüğü ise atmosferinin çok ince olmasından kaynaklanır.
Buradan şu gerçeği görebiliriz eğer hava kirliliği sürekli olarak artarsa, sera etkisi nedeniyle insanoğlunu çok sıcak günler bekliyor,fakat sıcaktan öleceğimizi düşünmeyin ilk önce kıtlık ile tanışacağız.
Çevre konusuna ilginin çok kısa sayılabilecek bir sürede bu kadar artmış olmasının kuşkusuz önemli nedenleri var. Başlıca neden çevrede bir süreden beri açıkça görülmeye başlayan kirlenme ve bozulmanın son yıllarda büyük bir ivme kazanmış olması. Atmosferde “sera” etkisi yapan gazların artması sonunda yeryüzü sıcaklığı yükseliyor ve iklimler değişiyor; ozon tabakasının azalması sonucu ultra viyole ışınların zararlı etkisi artıyor; toksik kimyasal maddeler ve zararlı atıkların artması sonucu hava, su ve toprak kirlenmesi yüksek düzeylere çıkıyor; ormanların tahrip edilmesi, toprağın erozyonu, suların kirlenmesi ve kıyıların düzensiz kullanılması sonucu “ekosistemler” giderek bozuluyor; ve çevrenin devamlı tahribi sonunda bitki ve hayvan türleri bir daha yerine konamayacak şekilde kayboluyor.
ÇEVRENİN NÜFUS ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Çevre ile nüfus üzerindeki karşılıklı etkileşimi bazı örneklerle göstermek yerinde olur. Geniş kapsamlı bir örnek verilmek istenirse, daha önce de belirtildiği gibi insan faaliyetleri hava koşullarını ve mevsimleri etkilemektedir. Sanayi, ulaştırma ve ısınmada kullanılan fosil kaynaklı yakıtlar atmosfere yaydıkları “sera” etkisi yaratan gazlarla atmosferin ısınmasına neden olmaktadır. Ormanlar yakıldığı ve tahrip edildiği zaman da bol miktarda karbondioksit gazı atmosfere yayılmaktadır. “Sera” etkisi yaratan bu gazlar aşağı atmosfer tabakalarında güneş enerjisini tutmaktadır. Bu yolla giderek havanın ısınması ve mevsimlerin değişmesi insan yaşamını etkileyen sonuçlar doğurabilecektir. İnsanların ancak bir yere kadar yaşamdaki bu değişikliklere dayanabilecekleri, gözönünde bulundurulmalıdır.
Daha somut bir örnek vermek gerekirse, herhangi bir bölgede veya yerleşme yerinde nüfusun hızla artmasının içme suyuna olan talebi arttırması doğaldır. İçme suyu kaynaklarının artan talep karşısında düzensiz bir şekilde kullanılması, su kaynaklarının kirlenmesine yol açacaktır. Meydana gelen kirlenme, o bölgede yaşayan insanlar için ciddî sağlık sorunları yaratacaktır. Eğer aynı yörede kanalizasyon şebekesinde eksiklikler bulunuyorsa, içme suyundaki kirlenme daha da tehlikeli boyutlar kazanabilecektir.
Bir başka örnek hava kirlenmesinden verilebilir. Yoğun yerleşme yerlerinde artan nüfusla birlikte hava kirlenmesi de artacaktır. Hava kirlenmesine bağlı olarak, solunum sistemi hastalıkları çoğalacaktır. Yoğun hava kirlenmesi, hele içme suyu kirlenmesi ile birlikte oluyorsa insanların bulundukları yeri terkederek başka yerleşme yerlerine göç etmesi sonucunu doğurabilecektir.