TÜRK BÜYÜKLERİ

ADNAN MENDERES, AHI EVRAN, AHMET CEVDET PASA, AHMET KABAKLı, AHMET VEFİK PAŞA, AKŞEMSEDDİN, ALEMDAR MUSTAFA PAŞA, ALİ KUŞCU, ALİ ŞÎR NEVÂÎ, ALP TEGİN, ALPARSLAN TÜRKEŞ, ALPARSLAN, ARSLAN BEY, ASIM EFENDİ, ASKAR AKAEV, ÂŞIK PAŞA, AŞIK VEYSEL, ÂŞK PAŞAZADE, ATATÜRK, ATTİLÂ, BABÜR ŞAH, BARBAROS HAYRETTİN PAŞA, BİLGE KAĞAN, BÎRÛNÎ, CELALEDDİN HARZEMŞAH, CEMAL GÜRSEL, CENGİZ HAN, CEZAYİRLİ GAZİ HASAN PAŞA, CEZZAR AHMED PAŞA, CİHANGİR, ÇAKA BEY, DEDE KORKUT, DÜNDAR TAŞER, EBU MÜSLİM, EBULFEZ ELÇİBEY, EBUSSUUT EFENDİ, EKBER ŞAH, EMİR SULTAN, ENVER PAŞA, ERTUĞRUL GAZİ, ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI, EVLİYA ÇELEBİ, EVRENGZİB, FARABÎ, FATİH SULTAN MEHMET, FENÂRÎ ŞEMSEDDİN MEHMED, FUAD KÖPRÜLÜ, FUZÛLÎ, GALATALı SEYDİ ALİ REİS, GASPİRALI İSMAİL BEY, GAZAN HAN, GAZİ EVRENOS, GAZİ OSMAN PAŞA, GAZNELİ SULTAN MAHMUT, GÜLŞEHRİ, HACI BAYRAM VELÎ, HACI BEKTAŞ, HACI İLBEY, HALİDE EDİP ADIVAR, HAREZMÎ, HAYDAR ALİYEV, HOCA AHMET YESEVİ, HOCA İSHAK EFENDİ, HULÂGÛ HAN, HÜSEYİN BAYKARA, HÜSEYİN NİHAL ATSIZ, İBNİ KEMAL, İBNİ SİNÂ, II. SULTAN MAHMUT, İMÂM, İSLAM KERİMOV, ITRÎ, KADI BURHANEDDİN, KANÛNÎ SULTAN SÜLEYMAN, KAPAĞAN KAĞAN, KARACAOĞLAN, KAŞGARLI MAHMUT, KÂTİP ÇELEBİ, KAZIM KARABEKIR, KEMAL BEY, KEMAL REİS, KILIÇARSLAN, KOCA YUSUF, KÖROĞLU, KUBİLÂY HAN, KÜL TEGİN, MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK, MEHMET AKİF ERSOY, MEHMET EMIN RESULZÂDE, MEHMET EMİN YURDAKUL, MELİKŞAH, MIHAIL NIKOLAYEV YEFIMOVIÇ, MİMAR SİNAN, MUSTAFA ABDÜLCEMİL KIRIMOĞLU, MUSTAFA CEMİLOĞLU, MUZAFFER ÖZDAĞ, NAİMÂ, NAMIK KEMAL, NASREDDİN HOCA, NECİP ASIM, NENE HATUN, NİZAMÜLMÜLK, NUR SULTAN NAZARBAYEV, OĞUZ HAN, ORD. PROF. DR. ZEKİ VELİDÎ TOGAN , ORHAN GAZİ, ORUÇ REİS, OSMAN GAZİ, ÖMER SEYFETTİN, PIR SULTAN ABDAL, PÎRÎ REIS, RAUF DENKTAŞ, SAPARMURAT NİYAZOV, SATUK BUĞRA HAN, SELÇUK BEY, SULTAN BAYBARS, SULTAN II ABDÜLHAMİD HAN, SULTAN IV. MURAT, SULTAN SENCER, SULTAN VELED, SÜLEYMAN ÇELEBİ, SÜLEYMAN PAŞA, SÜLEYMAN ŞAH, SÜYÜN BIKE, ŞAH CİHAN, ŞAH İSMAİL, ŞEHRİYAR, ŞEYH EDEBALİ, TİRYAKİ HASAN PAŞA, TUĞRUL BEY, TURGUT REİS, ULUBATLI HASAN, ULUĞ BEY, UZUN HASAN, VANÎ MEHMET EFENDİ, VANKOLU MEHMET EFENDİ, VEZİR TONYUKUK, VLADİMİR NİKOLAYEVİÇ ŞTİGAŞEV, YAHYA KEMAL BEYATLI, YAŞAR DOĞU, YAVUZ SULTAN SELİM, YILDIRIM BEYAZIT, YÖRÜK ALİ EFE, YUNUS EMRE, YUSUF AKÇURA, YUSUF HAS HACİB, ZİYA GÖKALP

ADNAN MENDERES
Bir döneme adını veren siyaset ve devlet adamı. 1895 yılında Aydın'da doğdu. Annesi çevrenin en köklü ailelerinden olup Ali
Rıza Paşa'nın kızıdır. Babası Ethem Bey ise Aydın'da Tahrirat Kâtipliği görevini yürüttükten sonra çiftçiliğe başlamıştı. Adnan
Menderes, ailesinin tek çocuğu idi. İzmir ve Aydın'ın işgali sırasında Yunanlılara karşı kurulan direniş hareketlerine yedek subay
olarak katıldı. Ege'nin en eski ailelerinden Evliyazâdelerin kızı ile evlendi ve üç oğulları oldu.
Politika hayatına 1930 yılında Fethi Okyar'ın kurduğu Serbest Fırka'ya girerek atılmıştı. Serbest Fırka'nın Ege çevresinde gördüğü
büyük ilgi, Çakır Beyli çiftliğinin sahibi Adnan Bey'i de bu partinin saflarına çekmişti. Ancak ne var ki Serbest Fırka çok
geçmeden kendisini feshetmişti.
Atatürk, bu partinin yarattığı büyük muhalefet cereyanının ana sebeplerini aramak için çıktığı Ege gezisi sırasında Aydın'a
uğradığı zaman genç Adnan Menderes'i de tanımıştı. Atatürk, sorduğu sorulara gayet cesur ve mantıklı cevaplar veren bu gencin
üzerinde özellikle durmuş ve çok geçmeden kendisine Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılması teklif edilmişti. Halk Partisi'ne katılan
Adnan Menderes, 1931 seçimlerinde aday gösterilmiş ve milletvekili olarak parlamentoya katılmıştı.
Adnan Menderes'in Meclis'e girdiği günden 1946 yılında Demokrat Parti'nin kuruluşuna kadar geçen uzun ve kesintisiz
milletvekilliği hayatı, kendi deyimi ile "Kendi kendini yetiştirme devresi" oldu. Bu yıllar içinde bir yandan Ankara Hukuk
Fakültesi'ni bitirirken bir yandan da parti ve parlamento içinde Türk sporunun ana problemleriyle uğraştı. Eski bir sporcu idi.
İzmir'de geçen eğitim devresi sırasında Karşıyaka takımında futbol ve basketbol sporlarıyla meşgul olmuştu.
Kendi kuşağının hükümet koltuklarını paylaştıkları Saraçoğlu'nun Başbakanlığı devrinde, Toprak Kanunu gibi bazı hareketler
Menderes'i Halk Partisi içinde muhalefet safına itmiş ve sesi duyulmaya başlamıştı.
Adnan Menderes, Celal Bayar'ın bir muhalefet partisi kurma niyetini açıklamasından sonra, meşhur dörtlü takrire imzasını koyarak
CHP'den gürültülü bir şekilde ayrıldı ve Demokrat Parti'nin kurucuları arasına katıldı. O günden sonra adı Celal Bayar, Refik
Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte duyulmaya başladı.
1946 seçimlerini Demokrat Parti kazanamamıştı ama Adnan Menderes'in adı bütün memlekete yayılmıştı. 1950 seçimlerinde
Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle, Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildi. Adnan
Menderes, Demokrat Parti'nin on yıl süren iktidarının ilk ve son başbakanı oldu.
Menderes enerjik bir başbakan olarak o zamana kadar alışılagelmiş düzenden dışarı çıkmasını başarmış, halkla ilişkilerini son
günlerine kadar devam ettirmesini bilmişti. 27 yıl iktidarda kalan CHP, DP'nin tam tersine, çok bürokratlaşmıştı. Ona oranla halka
dayanmasını beceren bir partinin başında Menderes hiç kuşku yok ki büyük ve bulunmaz bir şansa sahipti.
Ne var ki serbest teşebbüs ve özel sektöre öncelik tanıyan Menderes politikasının ilk hızı kaybolup birçok eski arkadaşları
Menderes'ten ve partisinden yavaş yavaş uzaklaşmaya başlayınca gittikçe yalnızlaşan dinamik ve enerjik adamda bir hırçınlaşma
başgösterdi. Ekonomik durum da onun iktidarının ilk yıllarındakinden çok farklı bir manzara arzediyordu. Ve Menderes ile
memleket aydınları arasında aşılmaz engeller meydana gelmeye başladı.
Nihayet söz, fikir ve basın özgürlüklerini kısıtlayan kanunların çıkışıyla öğrenci hareketlerinin patlak vermesi Adnan Menderes'i
birden bire güç bir duruma sokuverdi.
İşte Demokrat Parti'nin dört kurucusundan biri genel başkanı ve on yıllık başbakanı olan Adnan Menderes 27 Mayıs 1960'a böyle
geldi.
27 Mayıs Devrimi'yle beraber, anayasayı çiğnemek suçundan bütün arkadaşlarıyle birlikte Yassıada'da kurulan Adalet Divanına
sevkedildi. Yapılan duruşmalar sonunda suçlu görülerek idama mahkum edildi.
1 yıl 3 ay 21 gün Yassıada'da tutuklu kalan Adnan Menderes, hakkındaki idam kararının tasdikinden 36 saat sonra 17 Eylül 1961
pazar günü öğleden sonra mahkumlar adası İmralı'da asılmak suretiyle idam olundu.
Mezarı, Yassıada'da kurulan Adalet Divanınca ölüm cezasına çarptırılan iki bakan arkadaşı Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu
ile birlikte İmralı adasından, yıllar sonra İstanbul Vatan Caddesi'ndeki Anıt Mezar'a nakledildi.
AHî EVRAN
Selçuklu Devleti, Malazgirt Zaferinden sonra, Anadolu'da güçlü bir devlet, ileri bir uygarlık kurmuştu. Ancak Moğol akınları
yüzünden devlet, XIII. yüzyılın sonlarına doğru zayıflamaya başlamıştı. Bu mirası ayakta tutabilmek için, Anadolu'da yerleşen
Oğuz Boyları, ayrı ayrı bölgelerde kümeleşmeye başlamışlardı. Nitekim XIV yüzyılın başlarında, Anadolu'daki Selçuklu
egemenliği sona erdiğinde birçok Türk Beylikleri ayrı ayrı devletler kurmuşlardı.
O günlerde, (Ahilik) adıyla, millî bir dayanışma birliği, Anadolu'da sosyal düzenin kurulmasına öncülük etmişti. Hatta bu birlik,
Osmanlı Devletinin, güçlenmesine ve örgütlenmesine yardımcı olmuştu.
Ahilik; kasabalara ve köylere kadar yayılan, en küçük örgütünden en büyüğüne kadar, millî birlik ve beraberliği, karşılıklı saygı ve
sevgiyi, sosyal dayanışma ve yardımı temel ilkeler sayar. El birliği, gönül birliği ve kardeşlik havası içinde, din ve ahlâk
kurallarına sıkı sıkıya bağlı, köklü, sağlam, düzenli ve millî bir toplum kurmayı amaç bilen, tarikat niteliğinde bir kuruluştur. Bu
kuruluşa fütüvvet adı veriliyordu. Kendilerine özgü töreleri ve zaviye adıyla tanınan dernekleri vardı. Üyeleri daha çok meslek
sahibi esnaftan kişilerdi. Küçük sanatların gelişip yayılmasında, sanat erbabının geleneksel kurallara göre yetiştirilmesinde ve
ekonomik hayatını düzenlenmesinde bu birliğin büyük faydaları görülüyordu.